YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2269
KARAR NO : 2011/3949
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
…’ı iştirak halinde kasten öldürmekten sanıklar … ile …’nin yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (BEYOĞLU) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/07/2009 gün ve 247/171 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafiileri duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Sanıklar …ve …müdafiilerinin süresinden sonra gerçekleşen duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nun kasten öldürme, sanık …’ın maktule yönelik suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’nun kasten öldürme suçunun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin meşru savunmaya, suç niteliğine, haksız tahrikte indirim oranına vesaireye, sanık … müdafiinin meşru savunmaya,haksız tahrikte indirim oranına, Cumhuriyet Savcısının sanık …’ın kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B)Sanık …’ın maktule yönelik suçu yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’ın olay tarihinde yanında arkadaşı …olduğu halde eğlenmek amacıyla gittikleri barda maktulle çarpışma nedeniyle tartışmaya başladığı, bar görevlilerinin sanıkları dışarı çıkarttıkları, maktulün dışarı çıkan sanıkların arkasından gelerek “burası Beyoğlu ben adamı keserim” şeklinde tehdit ederek …’nun yakasından tuttuğu, …’nun maktulün suratına vurduğu,
maktulle sanık … arasında itişme yaşandığı, …’nun ayağından yaralandığını gören sanık …’ın bıçakla gelerek maktule doğru bıçağı savurduğu, sanığın maktulün bacağına bıçakla vurduğunu söylemesine rağmen ölü muayene tutanağı ve Adli Tıp Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen otopsi raporuna göre maktulün vücudunda sadece göğüs bölgesinde bir bıçak darbesi olup bu bıçak darbesinin de sanık … tarafından vurulduğunun sabit olduğu, gece karanlığında ani gelişen olay sırasında sanık … ile sanık …’ın fikir ve irade birliği içerisinde hareket ettiklerini kabule yeterli delil bulunmadığı, olayda kullanılan bıçağın sanık …’a ait olmasına rağmen bıçağın …’ın iradesi dışında diğer sanık … tarafından alındıktan sonra olayda kullanıldığı anlaşıldığından, sanık …’ın eylemi yardım eden olarak da nitelendirilemeyeceğinden,sanığın silahlı yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken, fail olarak cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sanık …’un TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal salıverilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, sanık … hakkında verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık … ve sanık … müdafiinin tahliye isteminin reddine, 20/06/2011 gününde sanık …’ın kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelik Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi.
(KM.)
KARŞI OY:
Olay gecesi saat 03.00 sularında, arkadaş olan sanıklar …ve …’ın içkili bara gittikleri, maktul … ile sanık … arasında omuz atma meselesinden tartışma çıktığı, tartışmanın barın içinde de sürmesi üzerine bar görevlilerinin önce sanıkları sonra da maktul …’i bardan müşterilerin rahatsız olması, kavganın olmaması için dışarı çıkarıldıkları, bar görevlilerinin burada tarafların tartışmalarını sürdürmeleri üzerine, araya girerek tarafları ayırdıkları, bar görevlilerinin bara geri girmeleri üzerine alkollü olan tarafların karşılıklı kavga oluşturacak biçimde tartışmalarını tekrar canlandırdıkları; sanık …’nun maktul …’e yumrukla etkili eylemde bulunduğu,
maktul …’in bıçakla sanık …’nun bacağından yaraladığı, asıl kavgaya neden olan sanık …’ın da bıçağını çekerek maktul …’e saldırdığı, 4-5 kez savurduğu bıçağın maktulün kalçasına isabet ettiği, akabinde karşılıklı boğuşma, itişmenin yaşandığı, sanık …’nun sanık …’a ait bıçakla kendisini yaralayan maktulün öldürücü nahiyesi olan göğsüne sert ve etkili biçimde saplayarak, ölüm olgusunun tamamlandığı, olay sonrası her iki sanığın birlikte kaçarak uzaklaştıkları, kaçarken suç aleti bıçağın sanık …’ın elinde olduğu (tanık Eşref Gülpınar’ın beyanı), keza aynı bıçağın olay sonrası sanık …’da zaptedildiği, dosya kapsamı ile sabittir.
Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi her iki sanığın fiil üzerinde ortak hakimiyet sağladıklarından bahisle; 5237 sayılı TCK.nun 37/1, 81/1, 29, 62 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Dairemiz; sanık … hakkındaki hükmün onanmasına, buna karşın sanık …’ın oluşan fiilinin, silahlı yaralamaya teşebbüs suçu kapsamında kaldığından bahisle oyçokluğuyla hükmün bozulmasına karar vermiş bulunmaktadır.
Sayın çoğunluğun sanık … hakkındaki düşüncesine katılamıyorum.
Şöyle ki; asıl olayın çıkmasına neden olan ölen ile bu sanık arasındaki omuz vurmasından kaynaklanmıştır.
Sanık …’ın tutum ve davranışları olayın büyümesine neden olmuştur. Sanık … arkadaşı olması hesabıyla kavgaya aktif olarak katılmıştır.
Maktulün sanık …’nun öldürücü darbesiyle ölmesinde, sanık … en lehe değerlendirme ile suça yardım eden olarak sonuç itibariyle sorumludur.
Suça yardım etme, suçun işlenmesinden önce veya suçun işlendiği esnada, asli failin eylemi işlemesini kolaylaştırıcı, destekleyici davranışlarda bulunmak suretiyle suçun işlenmesine katkı sağlamaktadır. Sanık … olayın tüm aşamalarında sanık …’nun yanında yer almıştır. Konumu sadece öldürücü darbenin gerçekleşmesinde yardımcı olmuştur. Maktulü bıçaklanması suretiyle direncini kırmıştır. Ölen tek kişi, onunla kavga eden iki kişinin güçleri, hareketleri gözardı edilemez. Sadece öldürmeyi sağlayan bıçaklama anında fiil üzerinde hakimiyeti söz konusu değildir. Yardım eden …ölüm olgusunun olabileceğini öngörmemesi imkansızdır. Engelleyici bir olumlu hareketi yoktur. Bilakis cesaret verici, silah sağlayıcı, destek verici hareketleri dış aleme yansımıştır.
İştirak iradesini suçun işlendiği anda, öncesinde ve sonrasında yardım eden olarak ortaya koymaktadır.
“Somut olayın oluşu değerlendirildiğinde; meydana gelen kasten insan öldürme eyleminde; asli maddi fail …’nun yanında yer alarak, maktulü önce bıçakla
yaralayarak, çokça bıçakla vurmak için hamle yapan, suç aleti bıçağın asli faile bir vesile ile teslimini sağlayan, suçtan sonra bıçağı sanık …’dan teslim alan, kolluğa kanlı bıçağı teslim eden gibi gelişen tutum ve davranışlar 5237 sayılı TCK.nun 39/2-c maddesi çerçevesinde değerlendirmek gerektiğinden; sayın çoğunluğun sanığın eyleminin yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturacağını öngören düşünceye iştirak etmek mümkün değildir.