Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2271 E. 2011/7272 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2271
KARAR NO : 2011/7272
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/63318
MAHKEMESİ :(İZMİR) Onbirinci Ağır Ceza ahkemesi
TARİH VE NO :25/05/2009-284/90
SUÇ:Kasten öldürmeye teşebbüs

İ.. B..’yi kasten öldürmeye teşebbüsten sanık A.. M..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İZMİR) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/05/2009 gün ve 284/90 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye vesaireye, o yer Cumhuriyet Savcısının tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın mağdura bıçakla 4 defa vurduğu, sol ön kol iç yüzünde 5 cm kesi oluşturan darbenin radial arterde ve fleksör karpi radius tendon kesisi ve yaşamsal tehlike doğurduğu, skapula altına isabet eden darbenin toraksa nafız olmadığı, umbulikus üzerine isabet eden iki darbenin batına nafiz olmadığı olayda; öldürmeyi gerektirir nitelikte husumet bulunduğunun belirlenemediği, engel bir durum olmamasına rağmen sanığın kendiliğinden eylemine son verdiği dikkate alındığında, sanığın öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, kasten silahla yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek, öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b ) Sanık müdafıinin 25.05.2009 tarihli celsede ve aynı tarihli dilekçesi ile sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığını savunduğu; dosyaya ibraz edilen belgelere göre sanığın 11.07.2007 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalında muayene olduğu ve “Psikotik Belirtili Ağır Depresif Nöbet” teşhisi konulduğu anlaşılmakla; ilgili sağlık kuruluşu kayıtları getirtilerek, 5271 sayılı CMK’nun 74.maddesi gereğince müşahade kararı verilerek sanığın, adli tahkikat dosyasıyla birlikte uzman bir sağlık kuruluşunda müşahadeye tabi tutulup, 5237 sayılı TCK.nun 32.maddesi uyarınca “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına” dair rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321.madde gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklulukta geçirdiği süre nazara alınarak sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 29/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.