YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2384
KARAR NO : 2010/7012
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
…’ı kasten öldürmekten, … ile …’ı da yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/09/2009 gün ve 51/233 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahillerin “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyize yetkileri bulunmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- a) Dosya içeriği ve gösterilen gerekçeye göre, mağdur …’i “kasten yaralama” suçuyla ilgili olarak, haksız tahrik hükmünün uygulanmasında,
b) 6136 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanunun 156. maddesiyle değişik 13/1.maddesi uyarınca, 30 günden 100 güne kadar adli para cezasına hükmedilebileceğinden, suç tarihi de dikkate alınarak 30 gün adli para cezasına hükmedilmesinde,
İsabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin; “kasten yaralama” suçu yönünden haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine; “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçu yönünden ise adli para cezasının 450.TL’yi geçemeyeceğine ilişkin bozma öneren düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur …’i “kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı mağdur …’i “kasten yaralama” suçu yönünden haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz
dilekçesinde ve duruşmalı incelemede suçun niteliğine ve haksız tahrikin derecesine yönelen müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Mağdur …’i “kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçları yönünden,
Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükmünün uygulanması sırasında Kanun maddesinin gösterilmediği anlaşıldığından, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendindeki mahsus bölümüne, “sanığın müsnet suçu kendisine vaki haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından…” ibaresinden sonra gelmek üzere, “TCK’nun 29. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, kasten yaralama suçundan CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN hüküm ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
B) Kasten insan öldürme ve mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık tarafıyla, mağdur … tarafının pazarcılık yaptığı, sanığın, pazar yerinde kendilerine yakın bir yerde tezgah açıp aynı malı satan mağdur …’e tezgahını kapatma ve kendisiyle aynı malı satmama yönünde baskı uyguladığı, olay günü yine aynı sebeplerle taraflar arasında başlayan tartışma sırasında sanığın önce mağdurun tezgahındaki kabakları yere fırlattığı, mağdurun da ele geçirilemeyen testereyle sanığın başına vurarak, saçlı deri sol parietal bölgeden yaraladığı, mağdurun bu eylemi üzerine sanığın tepki olarak tabancasını çekip, önce mağdur …’in bacağına, sonra da, ateş sesleri üzerine olay yerine koşarak gelen mağdur … ve maktule doğru 5-6 metre mesafeden, kastını değiştirmek suretiyle, hedef gözetip, yaşamsal bölgelerine ateş ettiği, yapılan atışlar sonucu, maktulün sol göğüs bölgesine aldığı isabetle hayatını kaybettiği, mağdur …’ın sağ kol üst kısmına aldığı isabetle sinir yaralanmasına neden olacak şekilde yaralandığı, diğer iki adet mermi çekirdeğinin sağ kolda ve göğüs bölgesinde sıyrık niteliğindeki yaralanmalara neden olduğu, mağdur …’in ise sol baldır kısmına aldığı isabetle hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı olayda,
a) Maktulün suç tarihinde TCK’nun 6/1-b maddesi kapsamında “çocuk” olduğu düşünülmeden, suçun nitelendirmesinde yanılgıya düşünülerek, TCK’nun 82/1-e maddesi yerine, aynı Kanunun 81/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b) Suçta kullanılan silahın niteliği, atış mesafesi, hayati bölgelerin hedef alınması ve eylem sırasında hareketli bulunan mağdur …’taki isabet yerleri dikkate alındığında; öldürme kastının eyleme bağlı olarak ortaya çıktığı anlaşıldığı halde, mağdur …’ı “öldürmeye teşebbüs” yerine, yazılı biçimde “kasten yaralama” suçundan karar verilmesi;
c) Maktulden ve mağdurdan gelen haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması,
d) Kabule göre,
TCK’nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması sırasında Kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin, kısmen değişik gerekçeyle, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 27/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
27/10/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 04/11/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.