YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2454
KARAR NO : 2010/3500
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
…’ü kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2007 gün ve 283/350 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Oluşa, dosyadaki delillere ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 09/03/2007 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın bıçakla mağdur …’i sırtta sol skapula altından, sol hemitoraksa 7. interkostal aralıktan ve batın sol alt kadrandan üç kez vurarak, pnömotoraks oluşturup, yaşamsal tehlike geçirecek şekilde öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35 maddesi uygulanırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine, mağdurun hiç isabet almaması halinde uygulanabilecek olan alt sınırdan ceza tayin edilerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, vasfa, yasal savunmaya, tahrik oranına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
CMUK.nun 322 maddesindeki yetkiye dayanılarak;
5237 sayılı TCK.nun 53 maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53 maddenin 3 fıkrası uyarınca koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 12/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.