Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2627 E. 2010/5145 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2627
KARAR NO : 2010/5145
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

TEBLİĞNAME : 3-B/2009/61100

… Süer’i silahla yaralamaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/09/2008 gün ve 220/240 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Bozma öncesi kurulan hükümde; Mağdurun sanığın babasına sattığı evin devri konusunda sanıkla mağdur arasında çıkan tartışmanın kim tarafından başlatıldığının belli olmaması ve evin devrinin verilmemesi tahrik sebebi olarak kabul edilerek, mağdurdan kaynaklanan ve sanığa karşı haksız fiil olarak kabul edilen eylemler nedeniyle 765 sayılı TCKnun 51/1. maddesine göre hafif tahrik hükmünün uygulandığı, yapılan temyiz incelemesinde, yapılan indirim oranı yerinde görülerek sanık müdafinin tahrik sebebiyle daha fazla indirim yapılması gerektiği yönündeki temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla; bozma sonrası 5237 sayılı TCK.nu lehe kabul edilerek yapılan uygulama sırasında mağdurdan kaynaklanan ve haksız fiil olarak kabul edilen eylemlerin niteliği dikkate alındığında ¼ oranından ¾ oranına kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi ile asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde ½ oranında indirim yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in silahla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, eleştiri nedeni saklı kalmak üzere cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 05/07/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.