Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2632 E. 2010/4400 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2632
KARAR NO : 2010/4400
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/90489
MAHKEMESİ : Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 18.02.2010 – 2010/221 değişik İş
SUÇ : Kasten adam öldürme

Y A R G I T A Y İ L A M I
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten adam öldürme ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler hakkında Kanuna Muhalefet suçlarından şüpheliler F.. Y.., E.. Y.., İ.. B.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.02.2010 tarihli ve 2009/48656 soruşturma, 2010/2695 esas, 2010/84 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2010 tarihli ve 2010/82 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarihli ve 2010/221 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

I-Olay;
Olay tarihinde, önceye dayalı arkadaşlıkları bulunan maktul M. S.nın, şüpheli E.. Y..’ı telefon ile arayarak hem alacağını tahsil amacıyla konuşmak, hem de yeni açtığı kahvehaneye hayırlı olsun diye geleceğini belirttiği, arabasıyla Ender’in kahvehanesine gittiğinde ise bir süre oturup birlikte bira içtikleri, yanlarına şüpheli Fatih’in de geldiği, maktulün gidecekleri yere kendisinin götürebileceği şeklindeki teklifi üzerine İlim’in evden kaçan yiğeni Tuğba’yı aramak amacıyla onun arkadaşının evine gittikleri, sanık Ender’in bu arada birkaç gün önce ruhsatsız olarak satın aldığı tabancayı da yanına alma gereğini hissettiği, Tuğba’yı arkadaşının evinde aradıkları sırada tabancanın şüpheli Fatih’in elinde olduğu ancak, Tuğba’nın aramaya rağmen bulunamaması nedeniyle araca döndükleri sırada şüpheli Fatih’in elindeki tabancasını şüpheli Ender’e iade ettiği, Ender’in aldığı bu tabanca ile tespit edilemeyen nedenle bir el ateş ederek şoför mahallinde oturan maktul M. S..’yı vurduğu, daha sonra araçtan inerek maktulü kendi oturduğu yere çekip kendisinin aracı kullanmak suretiyle hızla hastaneye götürdükleri iddiasıyla tüm şüpheliler hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle TCK. nun 81/1, 53, 63, 54 ve 6136 sayılı Kanunu 13/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 gün ve 84 sayılı iddianamesiyle Kartal Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesi 15.02.2010 tarihli kararı ile “iddianamenin CMK 170. maddesindeki unsurları içermediği gerekçesiyle CMK. 174/1. maddesi gereğince iddianameyi iade etmiş;
Bu iade kararına karşı Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı 17.02.2010 tarih 2009/486-56 sayılı yazıları ile”… iade kararının incelenmesinde, mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığınca atılı suça ilişkin yapılan soruşturmada, fiziki, biyolojik delillerin ve tanık anlatımlarının eksiksiz olarak toplandığı, eylemin şüpheliler ile maktulün olay öncesinden başlamak üzere vurma olayı gerçekleştikten sonra tedavi için hastaneye kaldırıldığı sürece kadar geçen dönemin ayrıntılı olarak delilleri ile birlikte anlatıldığını, suçta kullanılan suç eşyası, tabanca, olay yerinde elde edilen boş kovan, bunlara ilişkin kriminal inceleme raporlarının eksiksiz olarak toplandığının, maktulün ölüm muayene ve otopsi raporunun da temin edildiğinin kabul edildiği, ancak bu deliller çerçevesinde şüphelilerin eyleminin taksirle ölüme sebebiyet verme kapsamında kaldığının belirtilerek iddianame iade edilmiş ise de, 5237 sayılı CMK. 153/1 maddesinde iddianamenin iade nedenlerinin açıkça sayıldığı bunların içersinde mahkemenin işin esasına girip suç nitelemesi itibariyle iddianameyi iade etme nedeninin olmadığı, dolayısıyla iadenin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek itirazda bulunulmuş olmakla birlikte Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi 18.02.2010 tarih 2010/221 değişik nosu ile itirazın reddine karar vermiştir.
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı 19.02.2010 gün 2009/88656-044 nolu istemi ile aynı gerekçelerle bu kere kanun yararına bozulması isteminde bulunulması sonrasında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.04.2010 gün 2010/3725-21907 sayılı istemlerine dayanılarak Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 gün 2010/221 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanunun 309 maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2009 tarih ve 2009/32197 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Yargıtay 1 Ceza Dairesine gönderilmekle okundu gereği düşünüldü:
GEREKÇE:
5271. sayılı CMK.nun “kamu davası açma görevi” başlıklı 170. maddesinde, iddianamede gösterilecek hususlar sayılmıştır. Buna göre iddianame;
1-) a-Şüphelinin kimliği,
b-Müdafii,
c-Maktül, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d-Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekil veya kanuni temsilcisi,
e-Şikayette bulunan kişinin kimliği,
f-Şikayetin yapıldığı tarih,
g-Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
h-Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
i- Suçun delilleri,
j-Şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
2- İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
3- İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği açıkça belirtilir denilmektedir.
CMK.nun 174. maddesinde;
“a- 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b- Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Savcılığına iadesine karar verilir denildikten sonra, 174/2. maddede “ suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez” yazılıdır. Konu ile ilgili yasa maddelerini gösterdikten sonra, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 gün ve 2010/4868 sayılı iddianamesi incelediğinde, iade kararındaki sebeplerden olan CMK.nun 170/3 maddesi anlamında “suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi”ne ilişkin ileri sürülen hususun yerinde olmadığı, ZİRA; İddianamenin 1. sahifesinde “suç tarihi ve yeri: 01.12.2009 İstanbul/Taksim-Kartal” denilmek suretiyle CMK.nun 170. maddesinde gösterilen bu lazimenin yerine getirildiği anlaşılmaktadır.
KALDI Kİ; Soruşturma evrak kapsamındaki delillerin kovuşturma evrak evresindeki tüm delillerle birlikte mahkemece değerlendirilip olaya ilişkin ayrı bir hukuki nitelendirmenin de bilahare yapılabileceği, bu hususun bizatihi CMK. 170/3 maddesi kapsamında iade nedeni olmadığı da açıktır.
Anılan nedenlerle; yerinde görülen kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ VE KARAR;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarih ve 2010/221 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Diğer işlemlerinin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE) 10.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.