YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2682
KARAR NO : 2010/7711
KARAR TARİHİ : 03.12.2010
Eşi …’ı öldürmekten ve tehditten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÇORUM) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.03.2009 … ve 335/59 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten eşini öldürme ve tehdit suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tehdit suçunun sübut bulmadığına, tahrikin derecesine, katılan … vekilinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1- Sanık …’in tehdit suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükmün ONANMASINA,
2- Sanık …’in kasten eşini öldürme suçu yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ile maktulenin 1989 yılında evlendikleri, 2000 yılı içerisinde sanığın kardeşinin kullandığı aracın kaza yapması üzerine araçta bulunan maktulenin ağır yaralandığı, maktulenin defalarca ameliyat olmasına rağmen tam olarak iyileşmemesi üzerine sanık tarafından annesinin evine götürülüp bırakıldığı, 2002 yılında sanığın başka bir kadınla yaşamaya başlayıp bu kadından üç çocuğunun olduğu, 2007 yılında sanık tarafından açılan boşanma davasında maktulenin tazminat talebinde bulunması üzerine mahkeme tarafından maktule lehine 20.000 TL. tazminata hükmolunduğu, bu karar temyiz aşamasında olduğundan henüz kesinleşmediği,
sanığın, olay tarihinden birkaç … önce yolda yürümekte olan maktule eşi ve mağdur kayınvalidesini görmesi üzerine yanlarına giderek “ben çocukları sana vermedim orospu, bu parayı da sana yedirmem, bu davadan vazgeçeceksiniz, bu tazminatı ödemeyeceğim vazgeçin yoksa sizleri öldürürüm” diyerek tehditte bulunduğu, yaşı … olan müşterek çocukları …’i evlendirmek istediği, ancak maktulenin evlenmeye izin vermediği, sanığın, olay günü maktule ile konuşmak amacıyla yaşadığı eve gittiği, … içinde konuştukları sırada maktulenin sanığa “yüzünü kızartacağım, orospuluk yapacağım” dediği, bunun üzerine sanığın öfkelenerek maktuleyi elle ve yazmasıyla boğarak öldürdüğü olayda; etki ve tepkideki denge gözetildiğinde, maktulün sanığa hakaret ettiği hususu doğru olsa bile tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı anlaşıldığından tahrik hükümlerinin uygulanması sonucu eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.