YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2719
KARAR NO : 2010/3804
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
…’u kasten öldürmekten, …, … ile …’ı da yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2008 gün ve 111/246 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Dosya kapsamına göre, sanık …’la, maktul …’in arkadaş oldukları, ancak olaydan bir süre önce her ikisinin de tanık …’e olan ilgisi nedeniyle aralarının bozulduğu, …’in önce …, sonra da …’le arkadaşlık yaptığı, bunun haricinde bir husumetlerinin bulunmadığı, olay günü …’in, yanında diğer mağdurlar … ve … olduğu halde …’ı yanına çağırıp, “…’e takılıyorum, görsen sen de takılır mısın” diye sorduğu, …’ın da “görsem takılırım” dediği, …’ın yalnız konuşmak için …’i okul bahçesine davet ettiği, burada tekrar konuşmaya başladıkları, konuşma sırasında …’in birden …’a kafa attığı, … ve …’in de …’in yanına gidip, …’a vurmaya başladıkları, bu esnada …’ın yanında taşıdığı ve 6136 Sayılı Kanun kapsamındaki bıçakla …’in sol uyluk üst bölgesine bir kez vurduğu, mağdurlar … ve … ile birlikte o sırada olay yerine gelen ve kavgayı ayırmaya çalışan mağdur …’i de basit şekilde yaraladığı, …’in bir süre yürüyüp yere yığıldığı, belirtilen yerden aldığı bıçak darbesinin femoral arterde tam kesi oluşturması sonucu, büyük damar kesisinden gelişen dış kanama sonucu öldüğü olayda,
A-a) Mağdur …’i kasten yaralama suçu yönünden, mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı halde, yazılı şekilde haksız tahrik hükmünün uygulanması,
b) “Kasten yaralama” ve “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden, sanığın adli sicil kaydı dosyaya getirtilmeden karar verilmesi,
c) Kendilerini vekille temsil eden mağdur-müdahiller … ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Aleyhe temyiz olmadığından;
B) Duruşma sırasında 15 yaşını doldurmayan tanık …’in CMK’nun 50/1-a maddesine aykırı şekilde yemin verilerek dinlenmesi, sonuca etkili görülmediğinden;
Bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “kasten öldürme”, mağdurlar …, … ve …’i “kasten yaralama” ve “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde “kasten yaralama ve “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarının niteliği tayin, eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, tahrikin derecesine, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığına; müdahiller vekilinin haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A- “Kasten yaralama” ve “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden kurulan hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B- “Öldürme” suçu yönünden,
a) Darbenin tek olması, hayati önemi olan vücut bölgelerinin hedef alınmaması, sanığın eylemine devam etmesini önleyecek engel halin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığı, eylemin kasten yaralama sonucu öldürme suçunu oluşturduğu, bu nedenle TCK’nın 87/4-son, 29, 62. maddeleri ile ceza tayin edilmesi gerektiği düşünülmeksizin, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
b) Sanığın adli sicil kaydı dosyaya getirtilmeden karar verilmesi,
c) Kabule göre,
Maktulün TCK’nun 6/1-b maddesi kapsamında çocuk olduğu, sanığın eyleminin TCK’nun 82/1-e maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek, aynı Kanunun 81. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
25.05.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat….’ın yokluğunda 27.05.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.