YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2796
KARAR NO : 2012/2076
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten insan öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : TCK.nun 81/1,29/1,62/1,53/1-2,63.maddeleri uyarınca 15 yıl hapis; 6136 sayılı Yasanın 13/1,62/1,52/2,53/1-2,50/1-a,52/4,54/1-4. maddeleri uyarınca 500.TL ve 6.000.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Tanık …’nın, 26/03/2009 tarihinde mahkemece alınan ifadesinden önce, CMK.nun 55.maddesi uyarınca yemini yaptırılmamış ise de; soruşturma evresinde C.Başsavcılığında alınan ifadesi de dikkate alındığında, olaya ilişkin bilgi ve görgüsü olmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamadeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, ikamet ettiği köyde yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazının yanlış tespit edildiğini düşünmesi üzerine yanlışlığın düzeltilmesi için köy muhtarı ve maktulün akrabası olan tanık …’nin evine gittiği, evin kapısına çıkan tanığa bu durumu anlatarak bilirkişilere hakaret etmeye başladığı, tanığın kendisine hakaret etmemesini söylemesi üzerine bu kez tanığın yanından ayrılarak çevreden duyulacak şekilde tanık …’ye hakaret ederek yürümeye başladığı, bu sırada köyde minibüs şoförlüğü yapan ve tanık …’in çocuğunun hasta olması nedeniyle birlikte hastaneye gitmek için tanığın telefonla çağırması üzerine olay yerine gelen maktulün, akrabası olan tanık …’ye sanık tarafından küfür edildiğini duyması üzerine sanığa “ayıptır, niye küfür ediyorsun? evine git” diyerek oradan gitmesi ve hakaretlerine devam etmemesi için ittirdiği, bunun üzerine sanığın yanında bulunan ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu maktulün, sağ zigoma ve sağ ön koluna isabet alması sonucu öldüğü olayda;
Maktulün, köy muhtarı ve aynı zamanda akrabası olan tanık …’ye sanık tarafından hakaret edilmekte olduğunu duyması üzerine, uyarmak ve olayın büyümeden sona ermesini, sanığın evine gitmesini sağlamaya yönelik olmak üzere ittirmesinin, ona yönelik fiziksel güç kullanımı şeklinde nitelendirilmesi ve bu nedenle haksız eylem olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi sanığın, maktulün akrabası olan ve köyü temsil yetkisi bulunan köy muhtarı tanığa hakaret etmemesi yönünde uyarmasının da sanık lehine haksız tahrik oluşturması söz konusu bulunmadığından, maktulün uyarı, olaya son verme ve sanığı olay yerinden uzaklaştırma çabası niteliği taşıyan eylemini sanığa yönelik fiziksel güç kullanılması olarak nitelendirmek suretiyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamadeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 20/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.