YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2861
KARAR NO : 2010/5102
KARAR TARİHİ : 30.06.2010
Hırsızlık suçunu kolaylaştırmak maksadıyla …’yı öldürmeye teşebbüsten, hırsızlıktan, cinsel saldırıdan, kredi kartını kötüye kullanmaktan ve resmi evrakta sahtecilikten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.11.2007 gün ve 102/294 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un mağdur …’i yaralama ve cinsel saldırı suçlarının sübutu kabul, yaralama suçunda oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık …’un mağdur …’i yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-A) Sanık …’un mağdur …’e karşı cinsel saldırı suçu yönünden;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihinde boğazına bıçak dayayarak mağdurun pantolonunu indirdiği, üzerinde bulunan külotlu çorabı çıkartmadan cinsel organını mağdurun kalçalarına sürttüğü, eyleminden kendiliğinden vazgeçerek olay yerinden kaçtığının anlaşılması karşısında, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle cinsel saldırıya teşebbüs suçunun unsurları oluşmadığından, TCK 102/1 madde gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde TCK 102/2 ve 35/2 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 102/5. Maddesinin uygulanabilirliği açısından suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığında bozulma meydana gelip gelmediğinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan alınacak raporla saptanıp, buna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Kabule göre de;
aa) Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi durumunda, temel cezada önce artırım sonra indirim yapıldıktan sonra, 5237 sayılı TCK.nun 61/5 maddesi dikkate alınarak teşebbüs nedeniyle indirim yapılacağından, 5237 sayılı TCK.nun 35/2 maddesinin, aynı yasanın 102/3-d maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 102/2 ve 35/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı yasanın 102/3-d maddesinin tatbiki ile 1/2 oranında artırım yapılarak belirlenen cezanın “1 yıl 19 ay 15 gün hapis”, aynı yasanın 62. (1/6 oranında indirim) maddesi uygulanarak sonuç cezanın “1 yıl 14 ay 7 gün hapis” yerine “2 yıl 11 ay hapis” olarak belirlenmesi,
B) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik, iftira, kredi kartını kötüye kullanmak, hırsızlık ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bıkarılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 30.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.