YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2980
KARAR NO : 2010/7878
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/79328
…’ı kasten öldürmekten, …’ü de kasten öldürmeye teşebbüsten, …’u olası kastla yaralamaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, … ile …’un tehdit suçundan beraatlerine ilişkin (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.10.2009 … ve 175/162 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık …’in mağdur …’ı olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğundan, bu suç yönünden 5728 sayılı yasa ile değişik CMK’nun 231.maddesinin uygulanması olanağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten insan öldürme, öldürmeye teşebbüs ve olası kastla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği ve tahrike ilişkin sebebin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanıklar … ve … haklarında tehdit suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraatlarına dair verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı anlatımında suç vasfına, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Sanık …’in mağdur …’ı olası kastla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar … ve … haklarında tehdit suçundan verilen beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Sanık …’in kasten insan öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçları yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık … ile birlikte kardeşi …’ın tanık …’den 1/2 hissesini satın aldıkları ve üzerinde haciz işlemi yapılan kepçenin …’a yedi … sıfatıyla teslim edilmesi üzerine, daha sonra tanık Asker’den 1/2 hissesini satın aldığını söyleyerek kepçeyi teslim almak isteyen mağdur …’ın, olaydan önce sanık … ve kardeşi …’ı telefonla tehdit ettiği, olay günü ise yanında …, …, … … ve üzerinde silah bulunduğu anlaşılan maktul … olduğu halde toplam beş kişi birlikte sanığın kum ocağına giderek kepçeyi zorla götürmek istedikleri, maktulün silahını çıkartıp sanığa doğrultarak sanığı ve yeğenini ölümle tehdit ettiği, mağdur …’ın ise sanığa doğru yürümesi üzerine sanığın av tüfeği ile … etmesi sonucu maktul …’i öldürdüğü, mağdur …’ı da öldürmeye teşebbüs ettiği olayda;
Mağdur … ile maktulden kaynaklanan tahrik oluşturan haksız söz ve eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. Maddesinin uygulanması sırasında kasten öldürme suçu yönünden alt sınırdan ceza tayin edilmesi, kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden ise cezadan azami oranda indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 07.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.
07.12.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … …’ın yokluğunda 09.12.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.