YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3275
KARAR NO : 2010/5507
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/128533
Müessir fiil sonucu …’nun ölümüne sebebiyet vermekten sanıklar … ile Bünyamin …’un yapılan yargılanmaları sonunda: …’in hükümlülüğüne, Bünyamin’in beraatine ilişkin (İSTANBUL) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2006 gün ve 408/107 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C. Savcısı, sanık … müdafii ile katılan taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısı ile katılanın temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Anayasa’nın 40/2, 1412 sayılı CMUK’nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 231 ve 234. maddelerine aykırı şekilde hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği görülmekle; müdahil …’in temyizi yasal süresinde sayılmış ve süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği görüşünü içeren ek tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2- Karar gerekçesinde suçun işlendiği yer ve zaman dilimi belirtildiği görülmekle, 5271 sayılı CMK’nun 232/2-c maddesi uyarınca bozma öneren tebliğnamedeki (3) nolu düşünce benimsenmemiştir.
3- Oluşa, dosya kapsamındaki delillere ve olayı gören tanık …’nin, olayın hemen sonrasında 24.09.2005 tarihinde verdiği ve aşamalarda değişiklik göstermeyen anlatımlarının içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre sanık Bünyamin hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, tebilğnamedeki sanık Bünyamin hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği yolundaki (2) nolu düşünce benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in suçunun sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Bünyamin hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece gerekçeleri gösterilerek takdir kılınmış, beraatine karar verilmiş; incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan,
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/128533
sanık … müdafinin sübuta, yasal savunma şartlarının oluştuğuna, tahrikin derecesine yönelen, Cumhuriyet Savcısının sanık Bünyamin hakkında sübuta ilişen, müdahil …’in suç vasfının kasten öldürme olduğuna, tahrikin bulunmadığına ve sanık … hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık Bünyamin hakkında kurulan beraat hükmünün ONANMASINA;
B) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’in tadilatını yaptırdığı ev nedeniyle aralarında husumet bulunan maktulün, olay günü sanık …’e ve evde çalışan ustalara engel olması, ustaları tehdit etmesi ve işi durdurmak için baskı yaparak küfürler etmesi üzerine sanık …’in eline geçirdiği çekiç ile maktule etkili eylemde bulunduğu, sanığın dayısının oğlu olan maktulün kalp rahatsızlığı olduğunu ve hatta olay öncesinde kalp ameliyatı geçirdiğini bildiği, olay yerinden ayrılan maktulün bir süre sonra fenalaştığı ve hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybettiği sabit olmakla, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nin 21.11.2005 tarihli ve Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 29.03.2006 tarihli rapor içeriklerinden kendisinde kronik kalp damar hastalığı bulunan maktulün ölümünün mevcut kalp damar hastalığının olayın stres ve eforuyla akut hale geçmesi sonucu meydana geldiği, olay ile ölüm arasında geçen süre dikkate alındığında olay ile ölüm arasında nedensellik bağı bulunduğu, kişide tanımlanan travmatik değişimlerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 86/2 ve 22/3. Maddeleri delaletiyle 85/1.maddesi gereğince bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu düşünülmeden, vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 87/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması;
Yasaya aykırı, sanık müdafi ile müdahil …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA; 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
14/07/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/128533
… …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafi Avukat … ‘nın yokluğunda 22/07/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.