YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3368
KARAR NO : 2011/7392
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
TEBLİĞNAME :1-B/2010/109723
MAHKEMESİ :BAKIRKÖY Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :27/05/2009 665/160
SUÇ :Kasten öldürmekten
K.. B..’ı kasten öldürmekten sanık Ü.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/05/2009 gün ve 665/160 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, müdahil vekili duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Katılanın yetkisi bulunmadığından, vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2)Dosya içeriğine göre; polis memuru olup olay tarihinde izinli bulunan sanığın, yanında eşiyle birlikte özel otomobili ile semt pazarına geldiği, yavaş şekilde seyrederek park yeri aradığı sırada, içinde maktul, tanık Bülent ve kimliği tespit edilemeyen iki kişinin bulunduğu çalıntı aracın geri manevra yaparken sanığın aracının arkasına çarparak maddi hasar oluşturduğu, bunun üzerine sanığın, otomobilinden inerek, belinde görünür şekilde tabancası olduğu halde konuşmak amacıyla kendisine çarpan aracın yanına yaklaştığı, araçtan inen tanık Bülent’in pazar yerine doğru yöneldiği, maktulün içinde bulunduğu aracın ise hızla kaçmaya çalıştığı, bunun üzerine sanığın, “polis” diye bağırarak, önce havaya iki el, sonra araca doğru rastgele iki el ateş ettiği, araca doğru yaptığı atışlardan birinin aracın sol ön tekerleğine, diğerinin ise aracın sağ ön koltuğunda bulunan maktulün baş sol yan tarafına isabet ettiği, maktulün bu tek isabet sonucu kafatası kırıklarıyla müterafik beyin kanaması ve beyin dokusu harabiyeti sonucu öldüğü olayda;
Sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının kasten öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak nitelendirilmesinde ve haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğuna ve haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ümit’in suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, suçun niteliğine, yasal savunmaya, tahrikin varlığına, sair nedenlere yönelen,katılan vekilinin suçun niteliğine, takdir hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ölümü meydana getiren yaranın niteliği dikkate alınarak, 765 sayılı TCK.nun 452/1 maddesi ile yapılan uygulama sırasında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi sonucu eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 01/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.