Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3400 E. 2010/5994 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3400
KARAR NO : 2010/5994
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

…’ı olası kastla yaralamaktan, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, işbu suçlara yardımdan sanıklar … …, …, … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar M.Durmuş, … ve …’in hükümlülüklerine, adları geçen diğer sanıkların beraatlerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2009 gün ve 58/436 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafi ve müdahil vekili duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2008/9-271 esas, 2009/92 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; CMUK.nun 295. maddesinde yasa yolu başvuru hakkından vazgeçme ve geri alma müesseseleri birlikte düzenlenmiş iken, CMK.nun 266. maddesinde yalnızca geri alma hakkının kabul edildiği dikkate alınarak, sanık …’nun 21.10.2009 tarihli dilekçesi ile cezanın onanması ve temyiz yasa yoluna gönderilmemesi yönündeki talebi, bu tarih itibariyle henüz gerçekleşmiş bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafinin 22.10.2009 tarihli temyiz dilekçesinin geçerli olduğuna karar verilmiştir.
2-a) Tayin olunan ceza miktarı dikkate alınarak sanık … müdafiinin, yetkisi bulunmadığından katılan vekilinin duruşmalı temyiz inceleme isteğinin CMUK 318. maddesi uyarınca,
b) Katılanın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca,
Reddine karar verilmiştir.
3- Sanık … hakkında olası kasıtla yaralama suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı Yasanın 21/2. maddesinin 86/1 ve 86/3-e. Maddelerinden sonra uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, ceza miktarı itibariyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un olası kastla yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık,
sanık …’in kasten yaralamaya azmettirme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar … ve … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafinin fazla ceza verildiğine, teşdide vesaireye, sanık … müdafinin sübuta, teşdide vesaireye, katılan vekilinin suç vasfına, beraat eden sanıkların cezalandırılması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yaralama, sanık … hakkında kasten yaralama suçuna azmettirme suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçları yönünden yapılan incelemede;
a- … Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasında şizofreni hastası olduğunu beyan eden sanığın, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanık hakkında tasarlayarak insan öldürmeye kalkışma suçundan dava açıldığı, yargılama neticesi eylemin kasten genel güvenliğin tehlikeye sokulmasına yardım niteliğinde olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, kasten yaralama suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeksizin bu suçtan beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık …’nun tahliye talebinin reddine, 22.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.