Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3419 E. 2010/8461 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3419
KARAR NO : 2010/8461
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/94244

…’ı kasten öldürmekten, … ile … …’i de kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, … ile …’i yaralamaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, …’in …’i yaralamaktan beraatine ilişkin (BAKIRKÖY) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2009 … ve 417/319 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar … ve … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık …’in duruşmaya müdafii göndermemesi, sanık …’in temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a) Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik etkili eylem suçlamasından verilen beraat hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hükme karşı gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK’nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş olup, bu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
b) Müdahiller vekili yasal süresinde verdiği 25.11.2009 tarihli temyiz istemini açıkça maktulün kardeşi “müdahil …” adına sınırladığı görülmekle, müdahil … vekilinin, maktule yönelik her hangi bir suçlamadan hakkında dava bulunmayan sanık … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin ve ayrıca 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuna müdahillik mümkün olmadığından, müdahil … vekilinin sanık … hakkında bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK’nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık … hakkında verilen cezaların sürelerine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

3-a) Dosya kapsamına göre, sanıkların soruşturma ve kovuşturmanın hiçbir aşamasında kendilerinde, olay tarihi itibariyle işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinde bir azalmaya yol açacak şekilde bir akıl hastalığı ve/veya zeka geriliğinin bulunduğuna ve dolayısıyla suç tarihi itibariyle ceza ehliyetlerinin bulunmadığına ilişkin savunma yapmadıkları gibi haklarında bu konuda herhangi bir gözlemde de bulunulmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 16.09.2005 günlü raporlarında sanıkların kollarında antisosyal kişilik zemininde kendileri tarafından oluşturulmuş eski yara izlerinin varlığının belirtildiğine değinilerek suç tarihi itibariyle ceza ehliyetlerinin tespiti gerektiği yolundaki (1) nolu bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
b) Oluşa, dosya kapsamına, tanıklar … ve …’nin aşamalarda değişiklik göstermeyen anlatımları ile mağdur …’nın 13.08.2005 tarihli ifadesine göre, olay günü akşam üzeri içlerinde maktul … ve mağdurların da bulunduğu kalabalık bir grubun tenha olan bir mahallede yoldan geçen ve sanıkların da arkadaşı olan iki genç kıza laf attıkları, omuz attıkları, … isimli kızın etrafını sarıp, kollarından tutarak taciz etmeye başladıkları, kızların çığlıklar attığı, kızlara yardım niyetiyle olay yerine gelen ve müdahale eden tanık Yıldım’a da yumruk atarak uzaklaştırdıkları, evlerden de … inenlerin olduğu olaya müdahale edildiği ve bu sırada kardeş olan ve tesadüfen olay yerinde bulunan sanıkların, bu olayın etkisinde kalarak maktul ve mağdurlarla girdikleri tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu sanık …’in kasten öldürme ve yaralama ve sanık …’in de yaralama suçlarını işledikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, maktul ve mağdurların bulunduğu gruptan kaynaklanan haksız eylemlerin ulaştığı boyut, sergilediği vehamet ve neticeleri nazara alındığında cezaya uygulanan tahrik indiriminde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki maktul tarafın haksız hareketini laf atma olarak belirten ve tahrik indiriminin fazla miktarda yapıldığı gerekçesiyle bozma öneren (2) nolu düşünceye iştirak olunmamıştır.
c) Dosyadaki delillerden ve 14.09.2005 tarihli yakalama tutanağı içeriğinden, sanık …’in, 12.08.2005 günü olay sırasında yanında olan ve bilahare ölümü ile hakkındaki kamu davası düşürülen sanık …’in elinden tabancayı alarak, maktule ve mağdurlara doğru … …, vurduktan sonra olay yerinden tabanca ile birlikte kaçtığı, evine gittiği ve yakalandığında da

tabancanın üzerinde ele geçtiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki kısa süreliğine silahı taşıyan sanıkta suç kastının bulunmadığı gerekçesiyle bozma öneren (4) nolu düşünce benimsenmemiştir.
d) Suç tarihi itibariyle 18 yaşını bitiren mağdurlar … … ve …’ın babaları ve mağdur …’in de yakını olduğunu belirterek 22.05.2006 tarihli oturumda müdahale talebinde bulunan … …’in, müdahale isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi bu konuda temyiz de bulunmadığından, tebliğnamedeki müdahale isteminin reddine karar verilmesinin, CMK’nun 237 maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle bozma öneren (6) nolu düşünce benimsenmemiştir.
3- Sanık …’in getirtilen adli sicil kaydı içeriğine göre, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktule, mağdurlar … … ve …’ya yönelik suçlarının ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sanık …’in mağdurlar … ve … …’e yönelik suçlarının sübutu kabul, sanık …’in mağdur … …’e yönelik suçuna ilişkin bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve … … müdafiilerinin bir nedene dayanmayan ve maktulden-müdahil … vekilinin tahrikin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık …’in kasten öldürme, mağdur …’ya yönelik silahlı yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından ve sanık …’in mağdurlar … ve … …’e yönelik silahlı yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;
B) Sanık … hakkında mağdur … …’e yönelik suçtan kurulan hükmün incelemesinde;
a) Oluşa, dosya kapsamına ve mağdura ait Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 10.10.2005 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın mağdura tabancayla … ederek yaşamsal önemi bulunan … ve … bölgesinden

isabetle vurduğu, hareketli ortamda bulunan mağdurun sol … alt tarafından giren kurşunun, tesadüfen yumuşak doku izleyerek sol kulak üst … kısımdan çıktığı ve yaşamsal tehlike oluşturmadığı anlaşılmakla, kullanılan aracın elverişliliği, atış mesafesi ve … alınan vücut bölgesinin … önemi dikkate alındığında sanığın olaydaki kastının öldürmeye yönelik bulunduğunun kabulü ile kasten öldürmeye kalkışma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekirken, eylemin hukuki nitelemesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi;
b) Kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar lehine bir kez maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi;
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenelerle yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 27.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.