YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3507
KARAR NO : 2010/6888
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
…, … ile …’ı kasten yaralamaktan ve hakaretten sanık …, …’ı yaralamaktan, hakaretten ve tehditten sanık …, …’ı yaralamaktan sanık …, …’u yaralamaktan sanık …, … ve …’ı yaralamaktan sanık …, …’u yaralamaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, …’a ceza verilmesine yer olmadığına, …’un …’a karşı yaralamadan, …’un hakaretten ve tehditten beraatlerine ilişkin (AKŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/09/2009 gün ve 10/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafi taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık … hakkında mahkemece verilen 09.09.2009 tarih ve 10-117 sayılı hüküm yasal süresi içinde sanık müdafii tarafından 10.09.2009 tarihinde temyiz edilmiş ise de, sanık 15.09.2009 tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını istediğinden, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 tarih ve 1-9/15 sayılı kararı uyarınca, bu talep temyiz isteminden vazgeçme olarak kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz talebinin feragat nedeniyle CMUK 317 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2a-Sanık …’nin mağdur …’ı yaralama, sanık …’nin mala zarar verme ve mağdur …’yı yaralama suçlarından verilen adli para cezaları CMUK nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, mahkemece temyiz istemlerinin reddine dair verilen 28.09.2009 tarihli ek kararda isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanıkların yaptıkları temyiz istemlerinin reddine,
b-Sanık …’nın mağdur …’i silahla yaralamaya teşebbüs, hakaret, sanık …’nin mala zarar verme, mağdure …’yı yaralama, sanık …’nin mağdur …’ı yaralama, sanık …’nın mağdure Nazmiye’yi yaralama suçları yönünden;
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 Esas 2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; adıgeçen sanık hakkında hükmolunan para cezalarının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, müdahiller … ve … ile müdahil sanık … vekilinin bu suçların vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine,
Üyeler … ve …’in (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazetenin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup,07.10.2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan, inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden, temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde) karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
3-Sanık …’nın mağdurlar … ve …’i yaralama, sanık …’nin mağdur …’yı yaralama, mağdur sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama, hakaret, mağdurlar …, …, … ve …’ı tehdit, mağdur sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın suçlarının sübutu, mağdur sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama, mağdur sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde, sanık …’nın mağdur …’i, mağdur sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, mağdur sanık …’in yaralama suçunu kendisine yapılan ve devam etmekte olan silahlı saldırı sırasında meşru müdafaa şartları altında işlediği kabul edilerek, sanık …’nin yaralama suçu ile mağdur sanık …’in hakaret ve tehdit suçları ile ilgili olarak ise elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatlerine karar verildiği, sanık …’nin mağdur …’ı yaralama, sanık …’nin mala zarar verme ve mağdur …’yı yaralama suçlarından verilen adli para cezaları CMUK nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle bu suçlara yönelik olarak sanıkların temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden, müdahiller …, …, … ve … vekilinin, sanık …’nin mağdur …’yı yaralama suçunda sübuta, sanık …’nın mağdur …’i öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, sanıklar lehine tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine vesaireye, Cumhuriyet Savcısının sanık …’in mağdur …’i yaralama suçunda meşru müdafaa şartlarının bulunmadığına, sanık …’nın mağdurlar … ve …’a karşı suçları yönünden tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, sanık …’in mağdur …’e hakaret, mağdurlar …, … ve …’ı tehdit suçlarında sübuta yönelen sanık …’in bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle,
A-Sanık …’nın mağdur …’i yaralama, sanık …’in mağdur sanık …’i yaralama suçların kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık …’in mağdur …’e hakaret, tehdit, mağdurlar …, … ve …’ı tehdit, sanık …’nin mağdur …’yı yaralama, sanık …’in mağdur …’i yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-Sanık …’nın mağdur …’ı yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre;olay günü mağdurun kayınbabasına ait olan kamyonun park halinde bulunduğu sırada camının kırıldığı, camın kim tarafından kırıldığını gören kimsenin bulunmamasına rağmen, mağdurun kayınbiraderi olan …’in camı daha önce aralarında husumet bulunan ve bir gün önce Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 2006 yılı içerisinde babası ve kız kardeşine karşı işledikleri etkili eylem suçundan babası, annesi ve kız kardeşi adli para cezası ile cezalandırılan sanığın kırdığından şüphelenerek sanık hakkında karakola şikayette bulunduğu, olayla ilgili olarak karakola çağrılıp ifadesi alınan sanığın evlerinin önüne geldiğinde, mağdurun kayınbabası … ve kayınbiraderi … ile karşılaştıklarında aralarında tartışma ve kavga çıktığı, bu kavgada mağdurun kayınbabası ve kayınbiraderinin yanında yer aldığı, sanığın kayınbiraderi …’i bıçakla yaraladıktan sonra olay yerinden kaçmakta olduğunu görünce sanığın peşinden giderek taş atıp sanığı yere düşürdüğü ve yanına gittiği, sanığın da elinde bulunan bıçakla hedef gözeterek mağdurun sol ön koltuk altı ve sağ arka koltuk altı bölgesine ikisi de göğüs boşluğuna nafiz olacak biçimde vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, sağda hemotoraksa, solda hemopnömotorksa, her bir yara nedeniyle ayrı ayrı yaşamsal
tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda; sanığın fiili ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olup, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken, silahla etkili eylem suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı ve müdahil … vekili ile C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.