Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3554 E. 2010/7219 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3554
KARAR NO : 2010/7219
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/104907

…’ı olası kastla yaralamaktan, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan, yangın çıkarmak suretiyle mala zarar vermekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/02/2006 gün ve 331/16 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde olası kast ile yaralama suçunun niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin olası kast ile yaralama suçunda suç vasfına, ertelenme kararı verilmesi gerektiğine ilişen, müdahil … vekilinin suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1-Sanık hakkında olası kast ile yaralama ve yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2-Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın müdahil …’a ait lokanta binasını kasten yakması olayında,yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme suçu yanında, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu da işlemiş olmakla birlikte, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 26/12/2006 günlü, 2006/8-317-2006/319 sayılı kararında da açıklandığı gibi, sanığın 5237 sayılı TCK.nun 44 maddesi bağlamında en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerekirken, ayrıca kasten güvenliği tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyet yoluna gidilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA),04/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.