Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3559 E. 2011/108 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3559
KARAR NO : 2011/108
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

…’ı kasten öldürmekten sanık …, işbu suça iştirakten ve …’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.09.2009 gün ve 266/221 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıkların duruşmaya müdafii göndermemeleri nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Dosya kapsamına göre, mağdur-sanık …’in, maktulün eşi tanık …’ye cinsel tacizde bulunduğu, bu nedenle öldürülenin bu sanığa etkili eylemde bulunduğu ve aralarında düşmanlık oluştuğu, olay günü, sanık … ve kardeşi sanık …, yanında tanık … de olduğu halde yürüyen öldürülene, sopa ve bıçakla saldırdıkları, aldığı darbelere rağmen, fiziksel olarak da güçlü olan maktulün mücadelesini sürdürdüğü, bunun üzerine sanık …’in tabancasıyla maktulü hedef alarak üç el ateş ettiği, ancak mağdur-sanık …’le mücadele içinde bulunan ve hareketli olan maktule isabet ettiremediği, mermilerden birinin mağdur-sanık …’in karın bölgesine isabet ettiği, öldürülenin, iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanamayla, künt kafa travmasına bağlı beyin kanamasının birlikte etkisi sonucu öldüğü, yapılan arama sonucu suçta kullanılan tabancanın sanık …’in evinde bulunduğu, tabanca üzerinde sanık …’in parmak izlerinin tespit edildiği, maktulün el svaplarının incelenmesinde de herhangi bir atış artığı bulunmadığının anlaşıldığı olayda,
Tanıklar … ve …’un anlatımları karşısında, sanık …’in silahla olay yerinden kaçtığı, sanıkların her ikisinin de öldürülene vurarak, eylem üzerinde hakimiyet kurdukları, tanık Nefise’nin olaydan hemen sonra alınan samimi ifadesinde, sanık …’in, kendisine yönelik cinsel tacizde bulunduğunu doğruladığı, önceki olayın çıkışının başka bir nedeninin bulunmadığı, sonradan ifadesini değiştirmesinin, sosyal etkilere dayandırılabileceği anlaşılmakla, mahkemenin, sanık …’in, mağdur-sanık …’e karşı “olası kastla yaralama” suçunun sübut bulduğuna ve
mağdur-sanık … lehine haksız tahrik hükmünü uygulamamasında bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin, sanık …’in “olası kastla yaralama” suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraat etmesi, mağdur-sanık … lehine de haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin bozma öneren düşünceleri benimsenmemiştir.
2-a) Sanık …’in, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2007 tarih ve 31/59 sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nun 197/1, 51/1, 3, 7, 8 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 20.02.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz olmadığından,
b) Temel cezanın TCK’nun 86/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası olarak tayin edilip, suçun silahla işlenmesi nedeniyle TCK’nun 86/3-e maddesiyle bu miktardan 1/2 oranında artırım yapılarak belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, mağdurun hayati tehlike geçirmesi nedeniyle aynı Kanunun 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırım yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra, TCK’nun 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmetmek gerekirken, 87. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi ile (son) bendinin birlikte uygulanması suretiyle doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, sonuca etkili görülmediğinden,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in “kasten öldürme”, “olası kastla yaralama”, “6136 sayılı Kanuna muhalefet”; mağdur sanık …’in, “kasten öldürme” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin eksik soruşturmaya, sübuta; mağdur-sanık … müdafiinin meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 25.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.