Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3608 E. 2010/8054 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3608
KARAR NO : 2010/8054
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/109380

…’yu kasten öldürmekten ve …’yu da kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ERZURUM) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.06.2009 … ve 8/194 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanıklar … ve … müdafiinin sanıklar hakkında yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin gerekçesine yönelmeyen temyiz isteminin CMUK’nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık …’in kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçları yönünden;
A-) Aynı köyde oturan … ve … soyadlı aileler arasında olaydan 10 … önce tezeklerin istifleneceği yer ile ilgili anlaşmazlıktan dolayı tartışma olduğu, olay günü de bu ailelere mensup … … ile … …’nun Erzurum şehir merkezinde kavga ettikleri ve … …’un öldürüldüğü haberinin köye ulaşması üzerine, aralarında sanık …’in de bulunduğu … ailesine mensup kişilerin ellerinde av tüfekleriyle … ailesine mensup kişilerin evlerine saldırdıkları, sanık …’in av tüfeği ile … ederek 7 yaşındaki maktul …’i vurup öldürdüğü, daha sonra mağdur …’in babası …’yu … alarak av tüfeği ile … ettiği, ancak …’in isabet almayarak yanında bulunan 6 yaşındaki oğlu mağdur …’in batın ve sağ omuz bölgesinden isabet alıp … tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda;
aa) Biri altı biri de yedi yaşında olan mağdur ve maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz ve eylem bulunmadığı halde sanık lehine haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezadan indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
bb) Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun hükümlerine göre sanığın eylemi değerlendirildiğinde; …’e yönelik eylemin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK’nun 81, 35, 62. maddelerinin, mağdur …’e yönelik eylemin ise olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK’nun 86/1,3-e, 62.maddelerinin uygulanması gerektiği, bu maddeler ile asgari hadden uygulama yapılması halinde dahi belirlenecek ceza miktarı, 765 sayılı TCK’nun uygulanması ile verilecek ceza miktarından fazla olacağından, 765 sayılı TCK.nu ile yapılan uygulama açıkça lehe olduğundan, mağdur

…’in suç tarihinde 18 yaşından … olmasına rağmen lehe yasa değerlendirmesinin 5237 sayılı TCK’nun 82/1-e maddesi yerine 5237 sayılı TCK’nun 81 maddesi esas alınarak yapıldığı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
3-a) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, eksik incelemeye, mağdura yönelik eylemin niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
b) Kasten öldürme suçu yönünden;
Maktulün 01.09.1995 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından … olması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 82/1-e maddesine girer nitelikte olduğu, bu nedenle lehe Yasa karşılaştırmasının 765 sayılı TCK.nun 448, 51/1, 59, 31 ve 33 maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e, 29, 62 ve 53 maddeleri arasında yapılması gerektiği düşünülmeksizin, 5237 sayılı TCK.nun 81 maddesi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 14.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

14.12.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … … müdafii Avukat … … …’ün yokluğunda 16.12.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.