Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/365 E. 2010/5567 K. 19.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/365
KARAR NO : 2010/5567
KARAR TARİHİ : 19.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2009/283584

…’i kasten öldürmekten, …’i olası kastla silahla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, işbu öldürme ve yaralama suçlarına yardımdan sanıklar … ve … ‘ün yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/06/2009 gün ve 377/192 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık …’ün 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafinin eksik incelemeye, teşdiden ceza tayin edilmesinin doğru olmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2-Sanık …’ün kasten öldürme, olası kastla yaralama, sanıklar … ve … …’ün kasten öldürmeye ve olası kastla yaralama yardım suçları yönünden;
Mahkemece verilen ilk kararın, Dairemizin 28.10.2008 tarih ve 3421-6909 sayılı ilamı ile “Dosya içeriğinden, sanık …’ın ablası …’nin kızı …’in, olaydan kısa bir süre önce 28.04.2006 tarihinde maktûlün kaynı … tarafından kaçırıldığı, olayın bu nedenle meydana geldiği, …’in rızası ya da rızası dışında kaçırıldığı konusunda sanık … ile …’in kardeşleri olan mağdur …,… ve annesi …’nın ifadeleri arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, … ve … ile sanık …’ın kardeşi …’in tanık sıfatı ile olayla ilgili olarak ifadeleri alındıktan sonra, sanıklar lehine tahrik hükmünün uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamını uyulmasına karar verildiği halde,

TEBLİĞNAME : 1-B/2009/283584

a- Tanık …’in, sanıklar …, … ve … yönünden tanıklıktan çekinme hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin, tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğundan söz edilerek dinlenmemesi,
b- Tanık …’ın talimatla alınan 06.03.2009 tarihli ifadesinde “… ile arkadaş olduklarını ancak ailesinin …’i istememesi nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıklarını, …’in kendisine bir arkadaşı aracılığıyla gönderdiği telefonla yeniden görüşmeye başladıklarını, fakat ayrılmak istediğini …’e söylediğini, son kez görüşmek için buluştuklarında …’in arkadaşlarının arabayla gelerek kendisini kaçırdıklarını, kendisine karşı herhangi bir şiddet uygulamadıklarını, …’i zaten sevdiğini ve sonrada evlendiklerini” beyan ettiği, 17.04.2009 tarihinde mahkemeye gönderdiği dilekçede ise ”dayısı …’ın evinde bulunduğu sırada …’in telefon açması üzerine dışarıya çıktığında … ve arkadaşlarının kendisini rızası olmadan zorla kaçırdıklarını” ileri sürdüğü anlaşılmakla, beyanları arasındaki çelişki giderilmeden hangi beyanına neden itibar edildiği açıklanmadan hüküm kurulması suretiyle bozma kararının etkisiz hale getirilmesi,
Usule aykırı ve sanıklar …, … ve … müdafinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanıklar … ve … müdafinin tahliye istemlerinin reddine, 19/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

19/07/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … … ve … müdafi Avukat … ‘ın yokluğunda 22/07/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.