YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4182
KARAR NO : 2011/4107
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar …, …, …, … ile …’ın beraatlerine ilişkin (ALANYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/12/2009 gün ve 150/275 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık … müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanık … hakkında hükmolunan cezanın miktarına göre, katılanın ise yetkisi bulunmamasına göre sanık … müdafii ile katılan vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, sanıklar …, …,…, … ve … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin eksik incelemeye, suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye, katılan vekilinin suç vasfına, sanık … yönünden sübutun bulunduğuna, Cumhuriyet savcısının sanık … yönünden sübutun bulunduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-) Sanıklar …, …, …, … ve …’in beraatlerine ilişkin hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-) Sanık … hakkında Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde belediye başkanı olarak görev yapan mağdurun, sanık … ile babası sanık …’ın komşu ilçe semt pazarında tezgah açmasını kolaylaştırmak maksadıyla o yer belediye başkanını arayarak
referans olduğu, ancak sonraki seçimlerde adı geçen sanıkların rakip adayı desteklediği ve kendisine sövdüğü yönünde duyumlar alması üzerine tekrar arayarak referansının kalktığını bildirdiği, olay günü alkollü olan sanık …’in yoldan aracıyla geçmekte olan mağduru ıslık çalarak durdurduktan sonra söylenerek yanına yaklaştığı, bu sırada mağdurun “bu beldenin nedir senden çektiği” şeklinde ifade kullanması üzerine sanığın mağdura önce yumrukla vurduğu, mağdurun karşılık vermesi üzerine ise bu kez kelebek tabir edilen bıçakla mağduru üçü batına ve üçü de göğse nafiz olacak şekilde sol kol, aksiller, sağ ve sol göğüs, karın ve sol mastoid bölgelerinden olmak üzere toplam on bir ayrı yerinden bıçakladığı, ince barsak, mezo ve sol diyafragmada yaralanmalar nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği olayda;
a-) 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığına göre üst sınıra yakın bir ceza yerine 13 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
b-) Mağdurun, seçimlerde rakip adayı destekleyerek kendisine küfrettiği yönünde duyumlar alan sanıklara referansının kalktığını bildirmesinin sanık lehine tahrik oluşturmayacağı gibi, olay öncesinde veya sırasında mağdurdan kaynaklanan tahrik oluşturacak her hangi bir haksız fiilde bulunmadığı anlaşıldığı halde, haksız tahrik hükmü uygulanılarak eksik ceza tayini,
c-) Suçun işlenmesinde kullanılmayan ve bulundurulması da başlı başına da suç teşkil etmeyen sanığa ait montun karar kesinleştiğinde iadesi yerine delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiileri ile katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.