YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4245
KARAR NO : 2010/7745
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/126829
…’ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ERZURUM) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/05/2009 … ve 13/169 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Olay yerinde bulunan 1 adet boş kovanın müsaderesi ile ilgili olarak karar verilmemiş ise de, bu konuda her zaman mahkemesince karar verilmesi mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, tahrikin varlığına, delillerin takdirinde hata edildiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine 06.12.2010 gününde … …’ın öldürme suçunda tahrik hükmünün uygulanması gerektiği karşı oyu ve oyçokluğu ile diğer hususlarda oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Maktulün, sanığı ve yakınlarını hırsızlıkla suçladığının; sanığın çayırlarını biçtiğinin ve olay sırasında maktul ile sanığın birbirlerine önce kimin başlattığı
belirlenemeyen el ayak hareketleri yaptıklarının saptanması, haksız tahrik oluşturan hareketlerin varlığının dosya içeriğinden saptanması halinde, sanık suçunu inkar etse ya da susma hakkını kullansa bile haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin yerleşmiş uygulama karşısında; sanık lehine hakız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulması düşüncesiyle … çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyorum.
06/12/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat Şerafettin … Laloğlu’nun yokluğunda 09/12/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.