Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/433 E. 2010/6116 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/433
KARAR NO : 2010/6116
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/292894
MAHKEMESİ :(BARTIN) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :03.02.2009 gün ve 145/11
SUÇ :Kasten öldürme

M.. U..’u kasten öldürmekten sanık İ.. Y.., işbu suça yardımdan sanıklar A.. K.., S.. C.. ve H.. A.., N.. Y..’ı taksirle öldürmekten sanık M.. U..’nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, A.. K..’nın beraatine ilişkin (BARTIN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.02.2009 gün ve 145/11 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar Suna, Can, Metin ve İbrahim müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık İbrahim’in duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle, diğer sanıkların temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak ve müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanıklar Suna ve Metin hakkında hükmolunan cezaların miktarlarına göre, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Kasten insan öldürme suçundan sanık İbrahim’in, kasten insan öldürmeye yardım etme suçundan sanıklar Suna ve Hasan’ın ve taksirle öldürme suçundan sanık Metin’in cezalandırılmalarına, kasten insan öldürme suçundan sanık Ahmet’in beraatine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; birlikte suç işledikleri iddia edilen sanıklar İbrahim ve Suna arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. Maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar İbrahim, Suna ve Metin müdafii, sanık Hasan müdafii ve katılanlar Hasan ve Rafet vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, sanıklar İbrahim ve Suna hakkındaki kısmen resen de temziye tabi bulunan hükümlerin öncelikle bu nedenle, sanıklar Hasan ve Metin’in cezalandırılmalarına ve sanık Ahmet’in beraatine ilişkin hükümlerin ise irtibat nedeniyle CMUK.nun 321. Maddesi uyarınca değişik gerekçeyle kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.