YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4774
KARAR NO : 2010/6233
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
…’ı kasten öldürmekten ve …’ı bıçakla yaralamaktan sanık …, işbu suça iştirakten sanıklar … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık …’ın hükümlülüğüne, sanıklar … ile …’ın beraatlerine ilişkin (GAZİANTEP) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2008 gün ve 354/204 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılan …’ın kendini vekil ile temsil ettirmediği gibi mahkemeden de müdafii tayin edilmesi talebinin olmadığı, Av. … …’in ise katılan …’ın talebi üzerine baro tarafından müdafii olarak atandığı anlaşılmakla, Av. … … tarafından katılan … adına yapılan temyiz isteminin, temsile yetkisi bulunmadığından reddine,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın kasten insan öldürmek ve kasten yaralamak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suçların niteliği tayin, kasten insan öldürmek suçunda takdir ve tahrike; kasten yaralamak suçunda takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar … ve … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatlerine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, katılan … vekilinin bir sebebe dayanmayan; sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, suç vasfına, yasal savunmaya, tahrik ve tahrikte indirim oranına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Sanığın kasten insan öldürmek suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Sanığın katılan …’yi kasten yaralamak suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın katılanı bıçakla, hayati tehlike geçirmeyecek, basit bir tıbbi müdahale ile de giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda, katılanın boyun ön kısmında tespit edilen yaralanmanın, yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alınıp sonucuna göre, TCK.nun 87/1-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik kovuşturmayla yazılı şekilde TCK.nun 86/1-3-e, 62. Maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına 29.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
29.09.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … …’ın yokluğunda 30.09.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.