YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5025
KARAR NO : 2010/7959
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/167029
Kastın aşılması suretiyle …’i öldürmekten, …’ü de yaralamaktan sanık …, işbu suçlara yardımdan sanıklar … ile …’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, … ile …’in yaralamadan, …’ın öldürmeye yardım suçundan beraatine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.01.2010 … ve 277/3 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar …, … ve … müdafii ile katılanlar vekili taraflarından istenilmiş, müdahiller vekili duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahillerin duruşmalı inceleme isteme yetkileri bulunmadığından vekillerin bu konudaki isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in öldürme ve kasten silahla yaralama, sanıklar … … ve …’ın öldürmeye yardım suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanık …’ın öldürmeye yardım suçu ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar … ve … müdafiinin sübuta, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen, sanık … müdafii ile müdahiller …, …, …, …, … ve … vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
Sanık … … ve sanık … hakkında 5237 sayılı TCK nun 58. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi, sanık …’in daha önce işlemiş bulunduğu suçtan dolayı şartla tahliye olduktan sonra bihakkın tahliye tarihini beklerken yargılamaya konu suçu 06.09.2006 tarihinde
işlemesi nedeni ile şartla tahliyesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre geri alınması için karar kesinleştiğinde Cumhuriyet Savcılığına ve mahkemesine bildirimde bulunulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, şartla tahliye kararının geri alınması şeklinde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK nun 58. maddesi ile yapılan uygulamanın bulunduğu bölümün “sanık …’in adli sicil kaydına ve dosyaya getirtilen onaylı ilam örneğine göre; … Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2003 tarih 24-81 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 416/1, 417, 59. Maddeleri uyarınca aldığı 8 yıl 9 ay hapis cezasının 12.02.2004 tarihinde kesinleştiğinin, sanık …’ın … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2001 tarihli 93-207 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK nun 266/1 maddesi uyarınca aldığı 2 ay hapis, 91.260.000 TL adli para cezasının 30.09.2002 tarihinde kesinleştiği ve hükmün 14.09.2003 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezanın tekerrür nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına” şeklinde değiştirilmesine, sanık … hakkında şartla tahliye kararının geri alınması ile ilgili bölümdeki “geri alınmasına bunun için ilgili dosyasına bildirimde bulunulmasına” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine “geri alınması için karar kesinleştiğinde Cumhuriyet Savcılığına ve mahkemesine bildirimde bulunulmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle CMUK nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, sanık …’in kasten öldürme, sanıklar …, … … ve …’ın kasten öldürmeye yardım suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.