Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/5140 E. 2011/6468 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5140
KARAR NO : 2011/6468
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/168527
Mahkemesi: (BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
Tarih Esas Karar No:04/11/2009-356/305
Suç:Kasten Adam Öldürmek

M.. T..’ı kasten öldürmekten sanık H.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/11/2009 gün ve 356/305 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/02/2004 gün ve 2003/4-296-2004/27 sayılı kararı uyarınca; yargılama gideri miktarının kısa kararda belirtilmediği sabit ise de, mahkemece kısa kararda yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verildiği, miktar ve dökümün ise gerekçeli kararda belirtilmek suretiyle eksikliğin giderildiği anlaşılmıştır.
2) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan CMK.nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kurulan hüküm 5271 sayılı CMK.nun 231/12.maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğundan inceleme dışı bırakılmıştır.
3) Kasten insan öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması ve alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılanın suç vasfına, takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda tahrikin gerekçesi olarak”maktulün küfürlü konuşması” kabul edildiği halde, gerekçeli kararda “hemşehrisi ve eski arkadaşı olan maktulün çocuğunun annesi ile yaşamasına sinirlenerek duyduğu hiddet ve elem” altında suçu işlediği belirtilerek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ile katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 01/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.