YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5353
KARAR NO : 2012/3371
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Öldürmeye teşebbüs etmek, 6136 sayılı Yassaya aykırılık
HÜKÜM : 5237 sy. TCK’nun 81, 35, 62, 52, 53, 6136 SK’nun 13/1 CMK’nun 231 md 7 yıl 6 ay hpc, 1 yıl 3 ay hp ve 500 TL apc ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-A- Hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B- Sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan verilen hüküm yönünden yapılan incelemede; CMK.nun 231.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, aynı yasanın 231/12 maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, söz konusu hükmün itiraz merciince incelenmesi mümkün görülmüştür.
C- Sanık …’in, mağdura tabanca ile ateşi sonucu, sağ meme lateralinden giriş, sağ lumbal bölgeden çıkış deliği oluşturmak suretiyle; hemopnömotoraksa, diyaframda ve karaciğerde yaralanmaya, mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, nefrektomi(böbrek çıkarılması) yapılması nedeniyle duyu veya organlarından birinin işlevini yitirdiği olayda;
Kasten yaralamanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması ve bu suçun silahla işlenmesi halinde öngörülen hapis cezasının sekiz yıldan az olamayacağı; olayımızda olduğu gibi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 86/1.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren nedenlerin bulunması halinde bu cezanın üst sınırının on iki yıl on sekiz aya kadar ulaşabileceği (TCY’nın 86/1, 86/3-e, 87/2-b,8 7/2-son); on iki yıl on sekiz ay hapis
cezasının kasten yaralama suçları için öngörülen cezanın üst sınırı olduğu, anılan
sekiz yıl hapis cezasının bu cezanın yarısından (altı yıl dokuz aydan) fazla olduğu; kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen cezanın, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası olduğu (TCY’nın 35/2); anılan suçlar arasında hiyerarşik bir denge (önem sırası, daha ağır bir ceza ile cezalandırmayı gerektirme hali) bulunduğu; uygulamada birliğin sağlanması için bu dengenin korunması gerektiği, 35.maddenin uygulanmasında esas alınması gereken tek “ölçüt” ün “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” olduğu; 35.madde uyarınca cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yargıca takdir hakkı tanınmış ise de, takdirde yanılgı bulunup bulunmadığını denetlemenin, uygulamada birliği sağlamakla görevli Yargıtay’a ait olduğu; “tehlike” sözcüğünün, büyük bir zarara ya da yok olmaya yol açabilecek bir durum ya da şey olarak; “zarar” sözcüğünün, bir şeyin, bir olayın yol açtığı kötü sonuç olarak, “hayati tehlike” kavramının, yaralama ile başlayan ve ölüme yol açabilen, tedavi ile düzelse bile kişiyi ölüme yaklaştırmış olan tablo olarak tarif edildiği; bir olayda tehlike ve zarar (yara meydana getirilmesi) hallerinin birlikte bulunmasının mümkün olduğu konuları göz önünde tutularak somut olaya bakıldığında; teşebbüs nedeni ile 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak hapis cezasının üst sınıra yakın tayin edilmesi yerine, hiç isabet olmaması durumlarında uygulanabilecek şekilde 9 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE 30/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.