Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/5632 E. 2010/6989 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5632
KARAR NO : 2010/6989
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

…’ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/10/2008 gün ve 266/394 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten öldürme, güveni kötüye kullanma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin CMK nun 231.maddesinin uygulanması gerektiğine, vekalet ücretinin fazla tayin edildiğine yönelen, müdahil … vekilinin ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
Sanığın öldürme suçunda temel cezadan tahrik nedeniyle indirim yapıldıktan sonra yaşı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 31/3.maddesi ile yapılan uygulama sonunda verilecek cezanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5377 sayılı yasa ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanunun 31/3.maddesinin son cümlesi uyarınca 8 yıldan fazla olamayacağının ve bu ceza üzerinden takdiri indirim sebebiyle uygulama yapılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini, güveni kötüye kullanma suçunda malın değerinin azlığı sebebiyle uygulama yapıldığı sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi, müdahiller … ve …’nin davada vekaletnameli vekil ile temsil edilmedikleri, baro tarafından tayin edilen müdafii ile temsil edildikleri nazara alınmadan lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya
aykırı ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
a) Sanık hakkında öldürme suçundan kurulan hüküm fıkrasının mahsus bölümüne 31/3. madde ile yapılan uygulamadan sonra gelmek üzere “31/3. maddenin son cümlesi uyarınca ceza miktarı 8 yıldan fazla olamayacağından, sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesine, 62. maddenin uygulandığı bölümdeki “10 yıl” ibaresinin de “6 yıl 8 ay” olarak değiştirilmesine,
b) Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm fıkrasında malın değerinin azlığı sebebiyle indirim yapıldığı bölümdeki “cezasından” ibaresinden sonra gelmek üzere 765 sayılı TCK.nun 522. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesine,
c) Müdahiller davada kendilerine vekaletnameli vekil ile temsil ettirmedikleri, Baro tarafından tayin edilen vekille temsil ettirdiklerinden hüküm fıkrasındaki vekalet ücreti ile ilgili bölümün hükümden çıkartılmasına,
Karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin ONANMASINA, ceza miktarına ve sanığın tutuklu kalınan süreye göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal tahliyesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.