YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5945
KARAR NO : 2010/7917
KARAR TARİHİ : 09.12.2010
Kasten yaralama sonucu … …’in ölümüne sebebiyet vermekten ve yağmadan sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/09/2006 … ve 279/175 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Şikayetçiler … ve …’in 13.12.2005 tarihli oturumda sanıktan şikayetçi olduklarını belirtip katılma talebinde bulundukları halde, bu konuda bir karar verilmeyerek CMK.nun 238. maddesine aykırı davranılması,
b) Yağma suçundan kurulan hükümde, 765 sayılı TCK 522/son maddesine aykırı şekilde, suç konusu olan malın değerinin hafif olması gerekçe gösterilerek aynı yasanın 522. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın yağma ve maktul …’i öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde yağma suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin suçların sübutuna, teşdit uygulanmasına, haksız tahrik bulunduğuna, takdiri indirim uygulanmamasına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında kasten yaralama sonucu adam öldürmek suçundan kurulan hüküm yönünden;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde alkollü olan sanığın maktule saat 20:00 sıralarında … Adliyesi ön tarafındaki cadde üzerinde rastladığı, maktulün aşırı derecede alkollü olduğu, sanık ve maktulün bir müddet birlikte yürüdükleri, saat 23:00 sıralarında olayın meydana geldiği oto
yıkama ve yağlama işyerinin avlusuna geldikleri, sanığın maktule ait cep telefonunu kendisinden zorla aldığı, daha sonra kafasını beton zemine hızlı şekilde vurduğu, vücuduna da yine yumruk ile vurduğu, maktulün bağırması ve etraftan balkona şahısların çıkması nedeniyle sanığın olay yerinden kaçtığı, maktulün genel beden travmasına bağlı vertebra kırığı ile müterafık beyin kanaması, medulla spinalis yaralanması ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar” sonucu öldüğü olayda; sanığın eyleminin suçu gizlemek amacı ile kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve TCK 82/1-h maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde kastın aşılması ile kasten yaralama sonucu ölüm suçundan hüküm kurularak sanığa eksik ceza tayini,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.05.2006 tarih 2006/5-147-149 sayılı kararı uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK.nun lehe kabul edilip uygulandığı hallerde mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
c) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 09.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.