YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6013
KARAR NO : 2012/2883
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, yasak bıçak taşıma
HÜKÜM : 1- TCK’nun 81/1, 35/2, 29, 53 md uyarınca 6 yıl 8 ay hpc
2- 6136 s Y’nın 15/son, TCK 52/1 md uyarınca 1200 YTL apc
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-A- Sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B- Sanığın adli sicil kaydına ve onaylı ilam örneğine göre; … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11.03.2009 tarih 2007/996 esas 2009/200 karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı yasanın 15/1 ve TCK’nun 52. maddeleri uyarınca aldığı 6 ay hapis ve 500 YTL Adli Para Cezasının suç tarihi olan 07.10.2009’dan önce 15/09/2009 tarihinde kesinleşip infaz edilmediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
C- Sanık …’nın, mağduru biri batına nafiz olacak ve diyaframı yaralayacak şekilde toplam dört bıçak darbesiyle yaralaması sonucu mağdurun hayati tehlike geçirdiği, splenektomi ( dalağın alınması) nedeniyle duyu veya organlarından birinin işlevini yitirdiği olayda;
Kasten yaralamanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması ve bu suçun silahla işlenmesi halinde öngörülen hapis cezasının sekiz yıldan az olamayacağı; olayımızda olduğu gibi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 86/1.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren nedenlerin bulunması halinde bu cezanın üst sınırının on iki yıl on sekiz aya kadar ulaşabileceği (TCY’nın 86/1 ,86/3-e,87/2-b,87/2-son); on iki yıl on sekiz ay hapis cezasının kasten yaralama suçları için öngörülen cezanın üst sınırı olduğu, anılan sekiz yıl hapis cezasının bu cezanın yarısından (altı yıl dokuz aydan) fazla olduğu;
kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen cezanın, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası olduğu (TCY’nın 35/2); anılan suçlar arasında hiyerarşik bir denge (önem sırası, daha ağır bir ceza ile cezalandırmayı gerektirme hali) bulunduğu; uygulamada birliğin sağlanması için bu dengenin korunması gerektiği, 35.maddenin uygulanmasında esas alınması gereken tek “ölçüt” ün “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” olduğu; 35.madde uyarınca cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yargıca takdir hakkı tanınmış ise de, takdirde yanılgı bulunup bulunmadığını denetlemenin, uygulamada birliği sağlamakla görevli Yargıtay’a ait olduğu; “tehlike” sözcüğünün, büyük bir zarara ya da yok olmaya yol açabilecek bir durum ya da şey olarak; “zarar” sözcüğünün, bir şeyin, bir olayın yol açtığı kötü sonuç olarak, “hayati tehlike” kavramının, yaralama ile başlayan ve ölüme yol açabilen, tedavi ile düzelse bile kişiyi ölüme yaklaştırmış olan tablo olarak tarif edildiği; bir olayda, tehlike ve zarar (yara meydana getirilmesi) hallerinin birlikte bulunmasının mümkün olduğu konuları göz önünde tutularak somut olaya bakıldığında; 35.madde uyarınca, meydana gelen zararın ağırlığına, göre cezanın üst sınıra yakın tayini gerektiği anlaşıldığı halde, on yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 16/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.