Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/6204 E. 2011/6164 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6204
KARAR NO : 2011/6164
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/257100
MAHKEMESİ :(MALATYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :26.01.2010 – 201/21
SUÇ :Yakın akrabayı öldürme

Yeni doğmuş bebeğini öldürmekten sanık İ.. S..’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, cinsel saldırı suçundan sanık A.. E..’nin beraatine ilişkin (MALATYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2010 gün ve 201/21 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık İnsaf müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Mağdur-sanık İ.. S.., 22.05.2008 tarihli oturumda, cinsel saldırı suçu bakımından sanık A.. E.. hakkında şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 gün ve 2006/2-249-247 sayılı kararı uyarınca iddianameye konu davayla ilgili olarak şikayetçi İ.. S..’un kamu davasına katılmasına karar verilmesi gerekirken, katılma talebi hususunda bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık İ.. S..’un küçük çocuğunu öldürme suçu ile ilgili olarak; Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulu’nun 19.11.2008 tarih ve 4074 sayılı raporunda, “cezai sorumluluğunu müessir ve kişide irade, şuur ve hareket serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, sanığın 03.03.2008 tarihinde sanığı bulunduğu suçuna karşı ceza sorumluluğun tam olduğunun bildirildiği, sanığın mağduru olduğu nitelikli cinsel saldırı suçu ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.07.2009 tarih ve 2936 sayılı raporda ise, sanıkta beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan depresyon denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; sanık hakkında düzenlenen iki rapor arasında çelişki bulunduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla, sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na sevk edilerek, Adli Tıp Genel Kurulunda muayenesi yapıldıktan sonra suçu işlediği sırada ve şimdiki hali
itibariyle akli durumu ve ceza ehliyeti ile ilgili olarak TCK.nun 32/1-2.maddesi kapsamında rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi sanık İnsaf müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık İnsaf ve sanık A.. E.. hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.