Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/646 E. 2010/5647 K. 20.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/646
KARAR NO : 2010/5647
KARAR TARİHİ : 20.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/294222
MAHKEMESİ :(BURSA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :29/05/2009 – 336/193
SUÇ :Tasarlayarak öldürme

S.. A..’ı tasarlayarak öldürmekten sanık E.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BURSA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/05/2009 gün ve 336/193 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafi duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1)Dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulayan mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürme suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik ve takdire ilişen sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik soruşturmaya, yasal savunmaya, haksız tahrikte indirim miktarına yönelen, katılanlar vekilinin suç vasfına ve haksız tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1)Oluşa, savunmaya ve kabule göre; olaydan önce maktulün kardeşi tanık Nebattin’in sanığa borçlu olduğu, borcun ödenmesi konusunda maktulün araya girerek sanıkla muhatap olduğu, olaydan bir gün önce sanıkla konuşarak borcu ödeyeceğini söylediği, ancak olay gecesi saat 24:00 sıralarında maktulün sanığın evine giderek onu aracına davet ettiği, kendisinin alkollü olduğunu söyleyerek aracı sanığın kullanmasını istediği, bu şekilde birlikte şehir dışına çıkarak maktulün tarif ettiği ıssız bir yere geldikleri, burada maktulün sanığın ağzına yumruk atarak eter koklatmaya çalıştığı, sanığın da biber gazıyla maktulü etkisiz hale getirdikten sonra onu bağ ile boğarak öldürdüğü, sonra el ve ayaklarını birbirine bağlayarak nehire attığı olayda;
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için gerekli olan, sanığın önceden maktulü öldürmeye karar vermesi, bu kararda sebat ve ısrar göstermesi, tasarladığı eylem ile suçun işlenmesi arasında tasarlamayı kabule elverişli bir sürenin geçmesi koşullarının gerçekleştiğini gösteren yeterli ve kesin kanıt bulunmadığı halde, kasten insan öldürme yerine tasarlayarak adam öldürme suçundan hüküm kurulması,
2)Sanığın adli sicil kaydında görünen ilamlarının getirtilip incelenmesi ve 5237 sayılı TCK.nun tekerrüre ilişkin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle (BOZULMASINA),20/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
20/07/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık E.. A.. müdafi avukat …. yokluğunda 22/07/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.