Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/649 E. 2010/3607 K. 17.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/649
KARAR NO : 2010/3607
KARAR TARİHİ : 17.05.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/298421
MAHKEMESİ :MARDİN İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :10/12/2009 -112/284
SUÇ :Kasten adam öldürmek

M.. D..’yı kasten öldürmekten sanık M.. A..’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (MARDİN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/12/2009 gün ve 112/284 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıkla kronik böbrek yetmezliği olan maktule arasında gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde telefonla maktuleyi arayan sanığın görüşmek istediğini söylediği, maktulenin evinde bir araya geldiklerinde otopsi tutanağı ve raporlarında belirtilen şekilde kafatası kemiklerinde kırık ve çatlak meydana getirmeyecek şekilde darp ettiği, ertesi gün maktulenin evine giden tanık Hülya’nın maktuleyi dövülmüş, hırpalanmış, yüzü morarmış ve kusmuş vaziyette bularak tedavi amacıyla hastaneye götürdüğü, tedavi sonrasında evine gönderilen maktulenin ertesi gün sabah hastanede diyalize bağlandığında fenalaşarak öldüğü, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 13.09.2007 tarihli raporuna göre ölümün aldığı darbeler sonucu gelişen beyin kanaması nedeniyle meydana geldiğinin bildirildiği olayda; olayın oluşu,meydana geldiği yer,sanığın olay sırasında silah olarak kabul edilebilecek nitelikte herhangi bir kesici delici, ateşli alet kullandığının delilinin bulunmaması karşısında eylemin kasten öldürme değil, kastın aşılması suretiyle öldürme olarak nitelendirilerek bu kabule uygun şekilde ölüme yol açan yaralanmanın ağırlığına ve suçun işleniş şekline göre, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılmak suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 452/1, 59 maddeleri ile 5237 Sayılı TCK.nun 87/4-1.cümle, 62 maddelerinin somut olarak olaya uygulanıp, sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 17/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.