YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6849
KARAR NO : 2011/2446
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ : (KÜTAHYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 19.10.2010 – 268/6
SUÇ : Kasten öldürmek
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/257118
N.. D..’ı kasten öldürmekten sanık Ş.. D..’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: sanığın eylemini meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştirmekle TCK.nun 25/1 madde ve fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (KÜTAHYA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2010 gün ve 268/6 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahil vekilinin sanığın tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine göre; maktulün, olay tarihinden önce sanığın eşine sarkıntılıkta bulunması ve sanığı tehdit etmesi nedeniyle maktul ve sanık arasında ciddi bir husumet olması, maktulün, elindeki çift kırma av tüfeğini kendisine doğrultan sanığa ateş etmesinin gerekmesi, oysa maktule ait tabanca ile ateş edilmemesi, sanık, olay sırasında kendisini gören maktulün tabancanın namlusuna mermi sürdüğünü söylediği halde, olaydan sonra maktule ait olduğu söylenerek sanık tarafından teslim edilen tabancanın namlusunda mermi bulunmaması, olay yerinde cesedin sağ elinden 5 cm. uzaklıkta sap kısmı ele bakacak şekilde balta, sağ tarafında yaklaşık 1 mt. uzaklıkta tabanca bulunduğunun tanıklarca belirtilmesi, birlikte değerlendirildiğinde; ormanlık alanda maktulü elinde balta ile gören sanığın, olaydan önceki tarihlerdeki haksız hareketleri ve olay sırasında da kendisine hakaret etmesinin oluşturduğu haksız tahrik karşısında av tüfeği ile ateş ederek maktulü öldürdüğü anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 81, 29, 62. Maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği düşünülmeksizin, sanığın yasal savunma koşullarında hareket ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, Cumhuriyet Savcısı ve müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 20.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.