YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/722
KARAR NO : 2010/5787
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
…’ı kasten öldürmekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/05/2009 gün ve 35/67 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafi duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Anayasa’nın 40/2, 1412 sayılı CMUK.’nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK. nun 231/3, 232/6, 234 ve 34/2. maddelerine aykırı olarak, hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin yöntemince gösterilmediği görülmekle;
Ayrıca, sanık …’in cezalandırılmasına dair hükme yönelik katılanlar … ve …adına temyiz başvurusunda bulunan Av. …’e, adı geçen katılanlar adına verilmiş bir vekaletnamenin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla;
Katılanlar … ve …adına Av. …’e temyiz dilekçesi tarihine kadar verilmiş bir vekaletname veya Baro görevlendirme yazısı varsa dosya içerisine konulması, aksi halde katılanlar … ve …..’nın bizzat kendilerine, CMK.nun 40.maddesi uyarınca eski hale getirme hakkını kullanabilmeleri açısından 1412 sayılı Yasanın halen yürürlükte olan 310/1-2.maddesi uyarınca “hükmün tebliğinden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak bir beyanla hükmü temyiz edebileceği”ni gösterir açıklamalı tebligat ile birlikte hükmün tebliği ile, tebligatı gösteren belgeler ve verilirse temyiz dilekçeleri ile ve bu halde ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın Dairemize iadesi için
mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na (TEVDİİNE), 20/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
20/09/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafi Avukat …’in yokluğunda 23/09/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.