Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/7470 E. 2011/6172 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7470
KARAR NO : 2011/6172
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/239458
MAHKEMESİ :(ANTALYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :12/03/2010 – 491/80
SUÇ :Öldürmeye teşebbü

E.K.kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık A.. S..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne, sanık M. S. üzerine atılı suçtan beraatine ilişkin (ANTALYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/03/2010 gün ve 491/80 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık Ahmet müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Ahmet hakkında kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık A.. S.. hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmiştir.
2.a)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı, 08/06/2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, aynı öldürmeye teşebbüs olayının failleri olarak yargılanan ve savunmalarına göre aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklar A.. S.. ve Mehmet Sığınç’ın ayrı ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken savunmada zaafiyet oluşturacak şekilde aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152 maddesine aykırı davranılması,
b-Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık Ahmet, mağduru bıçaklayanın kendisi olduğunu savunduğu halde mağdur ve kız kardeşi Nesrin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan ifadelerinde bıçakla yaralama eylemini gerçekleştirenin sanık Mehmet olduğunu ileri sürmeleri, kovuşturma aşamasında dinlenen bir kısım savunma tanıkları ile mağdur yakınları ise failin kim olduğu konusunda farklı beyanda bulunmaları karşısında; kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mağdurun kim tarafından ne şekilde yaralandığının delillerinin gösterilerek gerekçelendirilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan, gerçek failin sanık Mehmet olduğu yönündeki mağdur ve tanık anlatımlarının niçin samimi ve inandırıcı bulunmadığı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 230 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık Ahmet müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanıklar Ahmet ve Mehmet hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 24/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.