YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/759
KARAR NO : 2011/8307
KARAR TARİHİ : 23.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/5686
…’u kasten öldürmeye teşebbüsten, …, … ile …’yu kasten yaralamaktan sanık …’un yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüğüne, diğer sanık …’un üzerine atılı suçtan beraatine ilişkin (NİĞDE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/06/2009 gün ve 49/179 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, müdahilin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2.Sanık …’in katılanlar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığa kasten yaralama suçlarından verilen para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü, 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin bu suçlardan verilen hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine,
3.Sanık …’in katılan …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, suç vasfına, eksik soruşturma sonucunda karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, dayısının oğlu katılanın yaşamsal bölgelerine bıçakla toplam 4 kez vurarak yaraladığı ve bu yaralardan birinin batına nafiz olup hayati tehlike geçirmesine neden olduğu olayda; teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığına göre alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine 9 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları üzerine incelenen hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 23/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.