YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1283
KARAR NO : 2012/4227
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, suç delillerini gizlemek
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık … hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan açılan davada zamanaşımı süresi içinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
b) Dosya kapsamına göre; olay günü saat 06.45 sıralarında işlerine gitmek için servis durağına doğru sanık …’ın işlettiği kahvenin bulunduğu sokaktan ileriye doğru yürüyen mağdur ve arkadaşlarının arka taraflarından ateş edildiği, mağdurun doktor raporları, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre merminin boynunun sol tarafından yukarıdan aşağıya doğru girip, omuriliği zedeledikten sonra sırtından çıktığı, mağdur ve arkadaşlarının olay yerinde ateş eden kimseyi görmedikleri, gelen polis ekiplerinin yaptıkları aramada boş kovan ve şüpheli şahıs bulamadıkları olayın bu aşamada faili meçhul kaldığı, aynı gün saat 09.00 sıralarında sanık …’ın işyerinin önünde havaya 5 el ateş ederken devriye gezen polis ekibi tarafından görülerek yakalandığı ve olay yerinden toplanan 5 adet kovanın sanığın tabancasından atıldığının kriminal incelemede tespit edildiği, yapılan soruşturmada tanık …’in “olay sabahı sanık … ile sanık …’ı saat 06.00 sıralarında işyerinin önünden şakalaşırken gördüğünü, içeri girdikten kısa bir süre sonra silah sesleri duyduğunu dışarı çıkıp baktığında sanık …’ın yerden bir şeyler
topladığını, ancak silahı sıkan şahsı görmediğini” beyan ettiği, duruşma aşamasında ise aynı tanığın hazırlıkta polisten baskı gördüğünden bahisle zorla zaptı imzaladığını, kendisinin olay sabahı 09.00 sıralarında işe geldiğini beyan ederek ilk ifadesinden döndüğü, diğer tanıklarında “sabah 07.00 sıralarında dışarıdan silah sesleri duyduklarını, sanık …’ın bu sırada kahvehanenin üst katında ve yaralanmanın olduğu sokağa bakan penceresi bulunmayan kısımda olduğunu” beyan ettikleri, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda” sanığın kahvehanesi ile mağdurun yaralandığı yerdeki mesafenin 32.40 metre olduğu, şahsın vücudunda ön … tarafından yukarıdan aşağıya doğru çapraz giren merminin yaptığı açı dikkate alındığında atışın yaklaşık 8-10 metrelik bir yükseklikten yapılması gerektiği, bu nedenle atışın kıraathanenin önünden ve çatısından yapılmış olmasının mümkün görülemediğinin” beyan edilmesi dikkate alınarak mahkemenin atılı suçtan sanık … hakkında beraat hükmü kurmasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve tanıklara CMK’nun 53. maddesinin uygulanmaması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Sanık … hakkında suç delillerini gizlemek suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suç delillerini gizlemek suçundan lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102 ve 104. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, suç tarihi olan 18.01.2005 tarihinden itibaren bu sürenin geçtiği anlaşılmakla hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçe ile (BOZULMASINA), bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında “suç delillerini gizlemek” suçundan açılan kamu davasının CMUK.nun 322. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve CMK’nun 223/8 maddeleri gereğince (DÜŞÜRÜLMESİNE),
3- Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur …’a yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs ” suçundan elde edilen delillerin her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı nitelikte bulunmadığı gerekçeleri ile açıklanıp kabul ve takdir kılınıp sanığın beraatine hükmolunmuş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin sübuta, Cumhuriyet Savcısının sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak, beraat eden sanıkla ilgili CMK’nun 141/1-e-2 maddesi gereğince sanığa haksız gözaltı ve tutuklamadan dolayı tazminat hakkı bulunduğunun bildirilmesi ve bu hususun tutanağa geçirilmesi zorunlu olup, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümüne “sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için CMK’nun 141/l-e,2 maddesi gereğince tazminat talep hakkının bulunduğunun bildirilmesine” ibaresinin eklenmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.