Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/1429 E. 2011/3497 K. 31.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1429
KARAR NO : 2011/3497
KARAR TARİHİ : 31.05.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/296208

Çocuk yaştaki …’i öldürmeye teşebbüsten, …’i kasten yaralamaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.05.2010 gün ve 211/283 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Hani Asliye Ceza Mahkemesine bir kısım tanık beyanlarının alınması için yazılan talimatlar dolayısıyla yapılan tensip ve duruşma tutanaklarında hakim ve katip imzası eksik ise de; esaslı işlem yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosya içeriğine göre; kardeşinin kavga ettiği şahıslarla karakola götürüldüğünü öğrenerek karakola gelen ve mağdur …’in karakolun önünde minibüsten inerken kendisine ve amcasının oğluna yönelik olarak tehdit anlamına başını sallaması üzerine sanığın mağdura saldırıp bıçakla birden fazla darbe vurarak sternum alt ucunda kalp, sol meme altında akciğer ve sol ön kol dorsalinde yaralanmaya neden olup, hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 35 maddesinin uygulanması sırasında üst sınırdan ceza tayini yerine yazılı şekilde 18 yıl hapis cezası hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur …’e yönelik “öldürmeye teşebbüs” ve müşteki …’e yönelik “kasten yaralama” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur …’e yönelik suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede suç vasfına, cezai yönden araştırma yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık …’in olay tarihinde kardeşi …’ın kavga ettiği mağdur …’in getirildiği karakolda mağdurun tehdit anlamında başını sallaması üzerine mağdurun peşinden koşarak elindeki bıçakla birden fazla darbe
…/…
s-2-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/296208

vurarak mağduru yaraladığı, o esnada karakolun bahçesinde olup Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 1. Maddesine göre halkın ırz, can ve malını korumakla yükümlü olup görevi başında olan trafik polisi müşteki … ‘in; sanığın saldırısını engellemek için peşinden koşup müdahale ettiği, sanığın bu kez müşteki … ‘i sol avuç dış kısmından bıçakla yaraladığı ve tekrar mağdura saldırdığı, müşteki …’in ikinci kez engellemesi sonucu eylemini tamamlayamadığı olayda; sanığın eyleminin TCK.nun 265 maddesindeki görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yaşasa aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmekle, ceza yönünden CMUK.nun 326/son gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA) 31.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

31.05.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’nun yüzüne karşı 02.06.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.