Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/1479 E. 2011/5750 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1479
KARAR NO : 2011/5750
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/334870
MAHKEMESİ :BAKIRKÖY) Yedinci Ağır Ceza Mahkemes
TARİHİ VE NO :14.06.2010 – 35/169
SUÇ :Yakın akrabayı öldürme

Kardeşi Y.. Y..’ı öldürmekten sanık İ.. Y..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2010 gün ve 35/169 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İlker’in suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine,
Ancak,
Oluşa, dosya içeriğine ve özellikle tanıklar Melek ve Fahrettin’in soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre, kardeş olan ve aralarında husumet bulunmayan sanıkların, saat 23.00 sıralarında tanıkların birlikte yaşadıkları eve rahatsız olan tanık Fahrettin’i ziyaret maksadıyla alkollü halde gittikleri, orada da alkol almaya ve konuşmaya devam ettikleri sırada sanığın, kardeşi maktule ‘efendi gibi otur’ diyerek tokat attığı, maktulün de sanığa yumrukla karşılık vermesi üzerine karşılıklı kavgaya tutuştukları, alkollü olan sanığın, ele geçirdiği bıçağı kavga ortamında maktule salladığı ve birisi kasık, diğeri de sol kol bölgesinden olmak üzere iki isabetle yaraladığı, koldaki yaranın öldürücü olmadığı, maktuldeki kanamayı gördükten sonra da “kardeşim seni mi vurdum” diyerek dışarıya çıkan, engel olmadığı halde eylemini sürdürmeyen sanığın, maktulü hastaneye götürmek üzere taksi getirmeye gittiği, çağırdığı taksinin yaralıyı görünce bırakıp gitmesi üzerine bu kez yeniden araç bulmaya çalıştığı, ancak bulamadığı, daha sonra tanık Melek’in çağırdığı taksiyle maktulün hastaneye götürüldüğünü öğrenmesi üzerine kendisinin de başka bir araçla hastaneye gittiği, maktulün büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu hastanede öldüğü olayda,
1- Öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan 5237 sayılı TCK.nun 87/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-a) Tartışma sırasında maktule tokat atmak suretiyle ilk haksız hareketin sanıktan geldiği, maktulden kaynaklanan ve tahrik oluşturan haksız bir eylem olmadığı halde, sanık hakkında TCK.nun 29. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
b) Kabule göre de, maktulün yumrukla vurmaktan ibaret olan haksız fiilinden dolayı bıçaklamak suretiyle öldüren sanık hakkında, tahrik nedeniyle 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, üst sınırdan ceza tayin edilmesi yerine, yazılı şekilde, 20 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3- Sanığın adli sicil kaydında mevcut mahkumiyet kararları getirtilerek TCK.nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4- Suçta kullanılan bıçağın tanık Fahrettin’e ait ve onun rızası dışında alınarak suçta kullanılmış olması nedeniyle, sahibine iadesine karar verilmesi yerine, zoralımına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süreye göre müdafiinin tahliye talebinin reddine, 05.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
05.10.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı…huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. Y.. müdafii Avukat … yokluğunda 06.10.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.