Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/1894 E. 2011/5799 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1894
KARAR NO : 2011/5799
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/312080
MAHKEMESİ :BOLVADİN) Ağır Ceza Mahkemes
TARİHİ VE NO :21/05/2010 – 60/84
SUÇ :Yakın akrabayı öldürme

Küçük yaştaki kızı M.. Ç..’i öldürmekten sanık P. Ç. yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BOLVADİN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/05/2010 gün ve 60/84 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Pınar Çelik’in yaşı küçük çocuğunu öldürme suçunun sübutunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurulundan aldırılan raporlarda; sanığın suçu işlediği sırada fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akıl hastalığının içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, ceza sorumluluğunun tam olup, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1 veya 32/2.maddelerinin tatbikine mahal bulunmadığının bildirilmesine rağmen, sanığın duruşma sırasında gözlemlenen tavır ve davranışları, daha önce psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin hastane kayıtları ve tanık beyanları dikkate alınarak, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporu yeterli görülmeyerek, sanığın daha önce tedavi gördüğü hastanelerde konulan teşhis ve uygulanan tedavilerin doğru olup olmadığı, sanığın tedavi sonucu iyileşip iyileşmediği, rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmamasının rahatsızlığına etkisi olup olmayacağı konularına açıklık getirecek şekilde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan sanığın akli durumu ve ceza ehliyeti konusunda yeniden rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanığın Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince müşahadeye alınarak 15.01.2010 tarih ve 37 sayılı, Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulunca da 17.02.2010 tarih ve 530 sayılı raporların düzenlendiği, her iki raporda da sanığın suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu bildirilmiş ise de; sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından muayenesi sonucunda düzenlenmiş bir rapor aldırılmadığı halde Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17.02.2010 tarihli ve 530 sayılı rapor Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu olarak kabul edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 10/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.