YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/304
KARAR NO : 2011/6142
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/278590
MAHKEMESİ :(MARDİN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :26/08/2010 – 375/428
SUÇ :Kasten öldürme
R.. E..’i kasten öldürmekten sanık H.. A..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (MARDİN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen(MARDİN) Birinci Ağır Ceza Mahkemesisayılı hüküm ile mahkeme heyetinin reddi isteminin reddine dair Mardin İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/08/2010 gün ve 375/428 sayılı kararların Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık Hüseyin’in, maktul R.. E..’i kasten öldürme suçundan kurulan hüküm ile hakimin reddi isteminin reddi kararıyla mahkeme heyetinin çekinmesi istemlerinin reddine dair Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/375 ve 2010/428 değişik iş sayılı kararlarının yapılan incelemelerinde;
A)Sanıkla birlikte maktulün öldürülmesine katıldığı iddiasıyla yargılanan sanık Mecide Eren hakkındaki Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/158-2010/94 Esas sırasında kayıtlı bulunan dava dosyasıyla, bu dava dosyasının 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 17/3 maddesi dikkate alınarak birleştirilmesi, kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiğinin düşünülmemesi;
B)Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı kararında da belirtildiği üzere, aynı olayda yargılanan ve suçu birlikte işledikleri iddia olunan sanıklar H. M.V.B. ve Hasan’ın arasında menfaat zıtlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 maddelerine aykırı davranılması;
C)Sanık M. E.hakkında görülmekte olan Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/158-2010/94 E-K sayılı dava dosyasının 25/05/2010 tarihli gerekçeli kararında, sanığın öldürme suçunu, hakkında davanın ayrılmasına karar verilen sanık Hüseyin ile birlikte işlediğinin belirtilmiş olması mahkeme heyetinin tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte olup, gerekçede olayın aydınlatılmasına yönelik zorunlu açıklama olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığı halde, çekinme ve hakimin reddi istemlerinin kabulü yerine, istemlerin reddine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün sair cihetleri incelenmeksizin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.