Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3150 E. 2011/8175 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3150
KARAR NO : 2011/8175
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/43040
MAHKEMESİ :ANTALYA İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :26/10/2010 – 313/443
SUÇ :Fidye almak için tasarlayarak ve de canavarca bir his sevkiyle öldürmekten, hürriyeti tahditten ve yağmaya teşebbüs

Çocuk yaştaki U.. Ç..’ı fidye almak için tasarlayarak ve de canavarca bir his sevkiyle öldürmekten, hürriyeti tahditten ve yağmaya teşebbüsten sanık B.. H..’ün yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (ANTALYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/10/2010 gün ve 313/443 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kendini savunamayacak durumda olan çocuğu tasarlayarak ve bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak ve delillerini ortadan kaldırmak amacı ile öldürme, kişi hürriyetinden yoksun bırakma, yağmaya teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kişi hürriyetinden yoksun bırakma ve yağmaya teşebbüs suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, suç vasfına, tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye; katılanlar vekilinin kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, yağmaya teşebbüs suçu yönünden suçun nitelikli olarak işlendiğine, suçun ayrı ayrı 3 defa işlendiğine ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, teşebbüsün derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1.Aksi kanıtlanamayan sanık savunması, otopside açıklanan ölüm nedeni ve dosya içeriğine göre; sanığın maktul Ural’ı önce bıçaklayarak öldürdüğü, bıçak ve öldürücü yara sayısının öldürme suçunu meydana getirmeye yönelik olduğu, eziyet çektirerek öldürme suçunun unsuru sayılamayacağı,ölümden sonra cesedi parçalamaya çalışmasının işlediği öldürme suçunun kanıtlarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu gözardı edilerek hakkında 5237 sayılı TCK.nun 82/1-b maddesinin uygulanması,
2.Antalya Devlet Hastanesi psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 26.12.2008 tarihli raporda “Sanığın ifade verebilecek durumda olmadığı ve yüksek güvenlikli kapalı servisi bulunan Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine çok acil sevkinin uygun olduğu”nun belirtilmiş olması karşısında, bu rapor ile sevk edildiği Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunda ayakta yapılan muayenesi sonucu “Cezai ehliyetinin tam olduğunun” belirtildiği 26.07.2010 tarih ve 2604 sayılı raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, sanığın CMK 74. maddesi gereğince usulüne uygun gözlem altına alındıktan sonra Adli Tıp Kurumu Gözlem ihtisas ve 4.İhtisas Kurullarından yeniden rapor alınması, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise belirtilen raporlarla birlikte Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek muayenesinin yapılması, muayene sonrası düzenlenecek rapor sonucuna göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, müşahade altına alınmaksızın düzenlenen 4.İhtisas Kurulu raporu ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usule aykırı olup, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 21/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
21/12/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıkB.. H.. müdafii avukat yokluğunda 22/12/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.