Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3202 E. 2012/3229 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3202
KARAR NO : 2012/3229
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten insan öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama, yağma.
HÜKÜM : 1) Sanıkların yağma suçundan beraatlerine,
2) Sanıklar … ile …’in yaralamadan beraatlerine.
3) Sanıklar … ile …’in öldürmeye teşebbüs suçundan beraatlerine; TCK.nun 86/2,29,62,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezası ve CMK.nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; TCK.nun 81/1,35,29,62,53.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1) Sanıklar … ve …’in…’u yaralama suçları yönünden; CMK.nun 231.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar CMK.nun 231/12.maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup itiraz üzerine de itiraz mercii olan … 1.Ağır Ceza Mahkemesince karar verilmiş bulunduğundan, bu kararların incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
2) Temyiz kapsamına göre, sanıklar … ve …’in, …’ı öldürmeye teşebbüs ve …’ı olası kast ile yaralama suçlarıyla sınırlı olarak yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’in …’ı öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıkların …u kasten öldürmeye teşebbüs ve …’ı olası kast ile yaralama suçunu işlemedikleri gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar, … ve … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanık … müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, fazla ceza verildiğine, tahrikin derecesine vesaireye yönelen, sanık … müdafiinin sübuta ve suç vasfına, yerel Cumhuriyet Savcısının sanıkların …’a karşı eylemlerinin olası kast ile işlendiğine ve …a karşı silahlı tehdit suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A- Sanıklar … ve … hakkında, …u kasten öldürmeye teşebbüs ve …’ı olası kast ile yaralama suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Sanıklar … ve … hakkında …’ı öldürmeye teşebbüsten kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar … ve …’nın İstanbul ilinde pirinç ve salça satmalarına aracılık eden katılan …’un sanıklara sahte çek verdiği, bu nedenle … hakkında sahte çek kullanma suçundan soruşturma yapılıp “kovuşturmaya yer olmadığı”na karar verildiği; olay günü katılan …’un köye geldiğini gören sanık …’nın alacağını istemesi üzerine katılan …’un “senin paranı vermeden köyden ayrılmayacağım” demesine rağmen gece saat:22.30 sıralarında katılan …’a ait kamyonun köyden çıkmakta olduğunu gören sanıkların yola çıktıkları, sanık …’in azmettirmesi sonucu sanık …’nın 6 metre mesafeden kamyonun şoför mahallinin bulunduğu sol ön camına av tüfeği ile 2 el ateş ettiği, saçma tanelerinin her iki gözde, alında, pariatel bölgede ve her iki kolda yaralanmalara ve hayati tehlike geçirmeksizin sağ göz işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu olayda;
a) Katılan …’ın sanıkları gördüğünde kamyonu durdurarak “aracı
kullananın … değil kendisi olduğunu göstermek için kapıyı açmaya çalışmasına” rağmen sanık …’nın ilk atışı yaptığı ve kamyondan inen …in “… amcamı vurdunuz yapmayın” diyerek aracı kullananın … değil … olduğunu açıkça bildirmesine rağmen ikinci atışı da yaptığı dikkate alındığında; TCK.nun 30/2.maddesine uygun bir hata hali bulunmamasına rağmen haksız tahrik hükümleri uygulanmak sureti ile eksik ceza tayini,
b) Teşebbüs nedeni ile 9 ile 15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35.maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı birlikte dikkate alınarak, üst sınıra yakın bir ceza tayin edilmesi yerine, 10 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 25/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.