YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3264
KARAR NO : 2011/4115
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
…’ı kasten öldürmekten sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanık …’in beraatine ilişkin (…) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.07.2010 gün ve 235/193 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Müdahil ….., vekilinin süresinden sonraki temyiz talebinin CMUK 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktülden kaynaklanan sanık …’ye ve yakınlarına yönelik tahrik oluşturacak her hangi bir haksız fiil bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanılarak eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre bozma kararına uyularak verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin TCK’nun 25 ve 27. maddelerinin şartlarının varlığına, suç vasfına, tahrik indiriminin daha fazla olması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re’sen de temyize tâbi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, sanık hakkında hükmonulan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 28.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
28.06.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ……,’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 30.06.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.