YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3510
KARAR NO : 2012/4914
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜM : 1-5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son,29/1,62/2,53/1-c,53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası.
2-5237 sayılı Kanunun 81/1, 35/2, 29/1, 62/2, 53/1-c,53/1,63,54/1 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın mağduru silahla yüzde sabit … oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, sanığa TCK.nun 87/1-c bendi uyarınca ek savunma hakkı verilmiş olup, ilgili fıkranın son bendi uyarınca sanığa verilecek ceza 5 yılın altında olamayacağından, mahkemece 87/1-son fıkrası uyarınca uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede yer alan sanığa TCK.nun 87/1-son fıkrasına göre ek savunma hakkı verilmesi gerektiğine ilişkin bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nın mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama; mağdur …’e karşı öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş; incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin yasal savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
1-Sanık … hakkında mağdur …’a karşı nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA);
2-Sanık … hakkında mağdur …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü hamile eşi tanık … ve iki küçük çocuğu ile birlikte Gaziantep il merkezinden köylerine gitmek için özel halk otobüsüne binen sanık …’nın, yolcu bekleyen otobüs şoförü mağdur …’in sigara içtiğini görmesi üzerine kendisinin de sigara yaktığı, bunu görüp sinirlenen mağdur …’in, sanıktan sigarasını söndürmesini istediği, sanığın da “Bir iki nefes alıp, söndüreceğim.” dediği, buna rağmen sigarasını söndürmemesi üzerine, mağdur … ve olay sırasında otobüste bulunan kardeşi mağdur …’un sanığa sinkaflı şekilde küfrettikleri, sanığın küfürle karşılık verdiği, yaşanan tartışmanın yolcuların araya girmesi ile yatıştığı, sanık ve eşi tanık …’nin otobüsün arka tarafına geçtiği, mağdur …’ in, aracı sağa çekip durdurduğu ve mağdur … ile birlikte aracın arkasına yönelerek sanığa saldırıp yumruk ve tekme ile vurmaya başladıkları, bunun üzerine sanığın üzerinde taşıdığı çakıyı çıkararak mağdurlar … ve …’a vurmak suretiyle, mağdur …’u yüz bölgesinden sabit esere yol açacak şekilde; mağdur …’i ise biri batın, ikisi sağ el bölgesinden olmak üzere üç adet bıçak darbesi ile yaraladığı; mağdur …’in aldığı batına nafiz bir adet kesici delici alet yarası nedeniyle yaşamını tehlikeye sokacak şekilde mide ve karaciğer yaralanması geçirdiği, aşamalarda yeminli olarak dinlenen tarafsız tanıkların sanığın eylemine kendiliğinden son verdiğini söylediği olayda;
A-Mağdur …’in aldığı yaraların yeri, sayısı ve nitelikleri, sanık ile aralarında daha öncesine dayanan öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, sanığın eylemine engel hal almaksızın son vermesi, mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine yol açan bir adet yaranın, ani gelişen kavganın hareketli ortamında meydana gelmesi, hayati bölgelerin hedef aldığını öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması, aynı olay sırasında yaralanan mağdur … yönünden, aldığı yaraların yeri ve niteliğine göre sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması karşısında; sanığın mağdur …’e karşı eyleminde yaralama kastı ile hareket ettiği gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK.nun 86/1,86/3-e,87/1-d-son maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği halde; nitelikte hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması;
B-Kabule göre de, 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, makul oranda ceza tayini yerine, yazılı şekilde 15 yıl hapis cezası verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), ceza miktarına ve bozma nedenine göre sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 13/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.