Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3659 E. 2012/2248 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3659
KARAR NO : 2012/2248
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama
HÜKÜM : Sanık …’ın
1-5237 s. TCK’nun 86/2, 86/3-e, 29/1, 62/1 md 2 ay 15 gün hpc
2-5237 s. TCK’nun 86/21, 86/3-e, 29/1, 62/1 md 7 ay 15 gün hpc
3-5237 s. TCK’nun 81/1, 29/1, 62/1 md 12 yıl 6 ay hpc

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktul …’i kasten öldürme, mağdur …’i kasten yaralama, mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede meşru savunmaya, kasten öldürme suçundan suçun niteliğine, haksız tahrikin derecesine vesair nedenlere yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık hakkında kasten öldürme ve mağdur …’i kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;
B)Sanığın mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs suçu yönünden;
Sanığın mağdura yönelen eyleminin “teşebbüs” aşamasında kaldığının kabul edilmesine karşın, hükmolunan cezada teşebbüs hükümlerini düzenleyen TCK’nun 35. Maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği düşünülmeyerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA; sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, hükmolunan cezaların miktarları dikkate alınarak müdafiinin tahliye isteminin reddine 27/03/2012 gününde oybirliği ile kara verildi.

27.03.2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ’un yokluğunda 29.03.2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.