Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3809 E. 2012/1745 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3809
KARAR NO : 2012/1745
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama.
HÜKÜM : 1) Sanık … için; 5237 sayılı TCK.nun 81, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası; 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezasının ertelenmesine, 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-e, 29, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezasının ertelenmesine.
2) Sanık …’ın beraatine.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Hükmedilen ceza miktarına göre, sanığın duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nun 318.maddesi uyarınca, müdahil Celal’in “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan açılan kamu davasına katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz etmeye yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suça ilişkin temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık …’ın “mağdur …’i öldürmeye teşebbüs”, “mağdurlar … ve …’u kasten yaralama” suçları yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, sanık müdafii ile müdahil vekilinin temyiz istemleri ve beraat eden sanık … müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılmıştır.
2- Dosya kapsamına, oluşa ve gösterilen gerekçeye göre, Mahkemenin sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik fiillerini “kasten yaralama” suçu olarak nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin sözkonusu fiillerin “olası kastla yaralama suçu olarak nitelendirilmesi gerektiğine ilişkin bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
3-Sanığın “mağdurlar … ve …’u kasten yaralama” suçu yönünden, ilk haksız hareketlerin sanıktan kaynaklandığı gibi, mağdurlardan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış da olmadığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
4-Sanıklar … ve … yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’i öldürmeye teşebbüs”, “mağdurlar … ve …’u kasten yaralama” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta; müdahil vekilinin suçun niteliğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği görülmekle,
CMUK’nun 322.maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının mahsus bölümüne, “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2000.TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık …’e verilmesine” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, sanık …’ın “mağdurlar … ve …’u kasten yaralama” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık …’ın ”mağdur …’i öldürmeye teşebbüs” suçu yönünden;
Dosya kapsamına göre; evli olan sanık …’ın, mağdur …’in işletmiş olduğu barda çalışan tanık …’le gönül ilişkisi yaşadığı, olay günü, sanıklar …, …, … … ve …’ın, sanık …’ın kullanmış olduğu araçla seyir halindeyken, tanık …’ün kendisiyle olan ilişkisini eşine anlatmak üzere olduğunu kendisine gelen telefonla öğrenen sanık …’ın, diğer sanıklarla birlikte tanık …’ün çalıştığı bara geldiği, bu sırada barda bulunan …’ün ablası tanık …’ya …’ün nerede olduğunu sorduğu, aldığı olumsuz cevap üzerine saldırgan bir tutum sergileyerek sağa sola hakaretler ettiği, akabinde sanık … ile kendisini mekandan uzaklaştırmaya çalışan barın diğer ortağı tanık … ve çalışanlar arasında bir kavga ortamı oluştuğu, bu sırada mağdur …’in ortamı yatıştırmaya ve sanığa yapılması muhtemel toplu bir saldırıyı engellemeye çalıştığı, komşu işyerlerinde çalışan mağdurlar … ve …’nin de olay yerine geldikleri, mağdur …’in ortağı ve çalışanlarını sakinleştirme çabaları sonucu, sanık …’ın uzaklaşarak, diğer sanıkların içinde bulunduğu aracın sağ arka koltuğuna oturduğu, aracın hareket etmesi ve tesadüfen yoldan geçen bir taksinin engellemesi nedeniyle hızını düşürmek zorunda kalmasının ardından sanığın, aracın arka camını kırarak tabancasıyla ateş etmeye başladığı, açılan ateş sonucu mağdur …’in aldığı üç isabetle, sol boyun, sağ ön kol ve sol omuz bölgelerinden, dördüncü derece kemik kırığına, omurilik hasarına ve hayati tehlikeye neden olacak; mağdur …’nin aldığı iki isabetle, sağ ve sol uyluk bölgelerinden hayati tehlike geçirmeyecek; mağdur …’un aldığı bir isabetle, son ön kol bölgesinden üçüncü derece kemik kırığına neden olacak ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandıkları olayda,
a) 9 ila 15 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında, üst sınıra yakın bir ceza yerine, yazılı biçimde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
b) İlk haksız hareketlerin sanıktan kaynaklandığı gibi, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış da olmadığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması,
Suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur müdahil Celal vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.