Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/4382 E. 2011/5796 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4382
KARAR NO : 2011/5796
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/133068
MAHKEMESİ :ELBİSTAN Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :29/12/2010 gün ve 30/198
SUÇ :Kasten öldürme

R.. B..’u kasten öldürmekten sanık M.. T..’in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (ELBİSTAN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/12/2010 gün ve 30/198 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-İddianamede kendisine yönelik herhangi bir eylemden bahsedilmeyen, olayın tek görgü tanığı olan 06.06.1986 doğumlu olup, ayırt etme gücüne sahip olmadığı yönünde dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmayan ve yargılamaya konu olay nedeniyle hakkında suça iştirakten, suçluyu kayırmaktan yada suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten soruşturma veya kovuşturma yapılmayan M.. A..’ın 23.03.2010 tarihli oturumda tanık sıfatıyla yemin verilerek dinlenilmesi yerine mağdur sıfatıyla yemin verilmeksizin dinlenilmesi suretiyle CMK nun 50 ve 54. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-CMK.nun 200/1 maddesine göre; sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemesinden endişe edildiği durumlarda, sorgu ve dinleme sırasında hazır bulunan sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verilebileceği, sanık tekrar getirildiğinde, tutanakların okunacağı ve gerektiğinde içeriğinin anlatılacağı gözetilmeksizin, 23.03.2010 tarihli oturumda M.. A..’ın beyanının alındığı sanık ile birlikte salonda bulunan izleyicilerinde dışarı çıkartılması suretiyle CMK.nun 182/1 ve 200. maddelerine muhalefet edilmesi,
3-Duruşmadan bağışık tutulmasını isteyen, bu nedenle esaslı işlemlerin yapılmadığı bir kısım oturumlarda hazır bulunmasına gerek görülmeyen, yargılandığı suçtan aynı yer cezaevinde tutuklu bulunan sanığın, hükmün verildiği son oturumda hazır edilerek, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşüne karşı diyecekleri ile son sözünün tespitinin gerektiği gözetilmeksizin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 10/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.