YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5498
KARAR NO : 2011/7032
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/158331
Kardeşi …’ı öldürmeye teşebbüsten, … Kamış ile … (Kamış) Yalnız’ı da kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık … (Kamış) Yalnız’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/10/2010 gün ve 101/373 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık …’ın kasten öldürmeye teşebbüs, mağdurlar … ve …’ı kasten silahla yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık …’ın kasten silahla yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık …’ın kasten silahla yaralama suçlarından mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın öldürmeye teşebbüs, mağdurlar … ve …’ı kasten silahla yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının nitelikleri tayin” cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin sübuta, meşru savunmaya, haksız tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık …’ın, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- a) Sanık …’ın öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Dosya kapsamından ve nüfus kayıtlarından mağdur …’ın, sanık …’ın kardeşi olduğu anlaşıldığından, sanığın kardeşi öldürmeye teşebbüs suçundan TCK.nun 82/1-d, 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK.nun 81/1 ve 35.maddelerine göre hüküm kurulması,
b) Sanık …’ın, mağdurlar … ve …’ı kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten silahla yaralama suçları yönünden; aa) 06/12/2006 gün ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 87/3.maddesi de dikkate alınarak, değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerin somut olarak olaya uygulanıp, Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb) Mağdur …’ın, sanık …’ın kardeşi olduğu anlaşılmakla, sanığa mağdur …’ı yaralama suçundan verilen cezada TCK.nun 86/3-a maddesinin uygulanmaması,
cc) Kabule göre de;
Mağdurlar … ve …’da meydana gelen yaralanma nedeniyle oluşan kemik kırığının mağdurların hayati fonksiyonlarına etkisi gözönüne alınarak TCK.nun 87/3. maddesine göre bu etkilere uygun oranlarda artırım yapılması gerekirken, yetersiz ve yasal olmayan gerekçelerle kemik kırıklarının dereceleri gözönüne alınarak temel ceza tayininde alt sınrdan uzaklaşıldıktan sonra verilen cezalarda TCK.nun 87/3. maddesi uyarınca üst sınırdan arttırım yapılması,
c) Sanık …’ın kasten silahla yaralama, sanık …’ın kasten silahla yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden;
Gerekçeli kararın Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nun 34, 230 ve 232. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması, gerekçede, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen. delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi, mağdurdaki yaralanmanın nasıl gerçekleştiğine yönelik maddi vakanın kabulü de somut olarak gösterilmek suretiyle, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen fiiller ve bunun nitelendirilmesi gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, Emrah ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321. madde gereğince tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından CMUK.nun 326/son madde uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.